Yoganın Tarihçesi Nedir ?

Yoganın Tarihçesi ve Yoga Tarihinin Dönemsel Gelişmesi

Çok eski çağlardan beri insanlar, ermişler ve yaşamı merak eden herkes bir sürü farklı oluşumlarla dolu hareket halindeki evrenin “nedensel sistematiğini” anlamaya çalışmışlardır. Buradaki en önemli evrensel soru “nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz?”dur. Bu soruya yanıt arayan değerli kişiler inceden inceye doğanın hareketlerini; bitkileri, böcekleri, kuşları… tüm canlıları gözlemlemişlerdir. Bitki ve hayvanların farklı yaşam biçimlerini, davranışlarını incelemiş ve bunları insan bedenine uygulamış; etki ve sonuçlarını kendi bedenlerinde deneyimlemişlerdir. İşte bu kişiler ilk “Yogi” ve “Rsiler”dir. Bu kişilerin esas amaçları doğanın hayvanlara ve bitkilere bahşetmiş olduğu özel yetenek ve becerilere sahip olmaktı. Yapılan uygulama ve çalışmalar bugünkü yoga duruşlarını (yani hoş duruş anlamına gelen)( asanaları) oluşturmuştur.

Meraklı ve araştırmacı atalarımızın yogayı ortaya çıkarması bundan on – on beş bin yıl öncesine dayanır. Yoganın sistemli bir bilime dönüşmesi ve bu doğal sistemin insanlığa armağan edilmesi ise günümüzden yedi yüz bin yıl önce Shiva’nın yatığı çalışmalar ve düzenlemelerle olmuştur. Günümüzden üç bin beş yüz yıl önce “Veda” adlı metinler, bunların ardından “Upanisad”lar yazılmıştır. Bunları asıl adı “Bhagavat Gita” olan Krisna’nın yazdığı Mahabarata Destanı, bilimsel bir sunum olan Patajali’nin “Yoga Sutra”ları ve Hatha Pradipika denen yoga metinleri izlemiştir.

Yazılı eserler incelendiğinde yoga sisteminin kişilerin gündelik yaşantılarında uygulayabilecekleri, her yönüyle gelişmiş ve kendini yenileyebilen bir insan yaratmak amacıyla oluşturulduğu görülür. Bu eserlerde kullanılan dil Sanskritçedir. Sanskritçede her sözcük “yuj” denilen; birleşme, iki şeyin bir araya gelmesi anlamına gelen bir kök harften türer. Buna göre yoganın uygulamadaki karşılığı kişinin her insanda bulunan “beden – zihin – bilinç” birleşiğini evrenle uyum içinde dalgalanmaya bırakması, evrenle hiçbir rahatsızlık duymadan, huzur ve mutluluk içinde birleşmesi, yaşamasıdır. Yoga, aklın huzurunun, sessizliğin ve her durumda uyumun başarılmasının metodolojisidir. Yoga yapan ve yogayı yaşam biçimine dönüştürmüş kişiler, yani “yogi”ler, huzurlu, kendini tanıyan ve kişisel gelişimini tamamlamakta olan kişilerdir.

Yoga insana kendi benliğini tanımasını, dengede tutmasını ve yaşamla daha kolay baş etmesini öğretir; yogayla yaşam daha derinlemesine ve anlamlı yaşanır. Çektiğimiz anlamsız acılar yoga aracılığıyla kendini evrensel uyuma bırakır.

Yoga asla bir din değildir. Yogiler kendi “öz”lerinin, yani ruhsal varlıklarının farkındalığını yaşar ve canlı-cansız tüm varlıkları daha yakın ve sevgi dolu algılar, onlarla bütünleşir. Yoga, insanları bedensel ve ruhsal disiplin yoluyla başarıya ve son olarak “aydınlanmaya” ulaştırmayı amaçlayan bir felsefedir.

YOGANIN TARİHİ birbirini izleyen dört dönem altında toplanabilir.Vedik,Klasik öncesi,Klasik ve Klasik sonrası.

VEDİK YOGA:

Arkaik yoga olarak ta bilinen vedik yoga Rig Veda öğretileri zamanında uygulanırdı.Rig Veda yüksek güce övgüler sunan ilahilerin bir araya getirilmiş halidir.Vedik yoga madde ile ruhu birleştirme amacı olarak görülen ayinsel törenler etrafında yoğunlaşır.RİŞİ yada kahinler zihnin sınırlarının ötesine geçebilmek için derin bir şekilde içlerine dönerler ve gerçekliğin ötesine geçen vizyonlar görebilirlerdi.

KLASİK DÖNEM ÖNCESİ YOGA:

MS 2000 e kadar uzanan uzun bir dönemi kapsar.Bu dönemde vedik dönemden çok etkilenmiştir.Gizli öğretileri ve evrendeki herşeyin birbirine bağlı oluşunu keşfeden kutsal vahiiylerden oluşan UPANİŞADLAR bu dönemde yazılmıştır.MÖ 5000yıllarında yazılan BHAVAT GİTADA aynı döneme denk gelmiştir.Bu yazıtta kişinin iyi davranışlarala dolu olan,kötü davaranışlara karşı çıkması gereken ve egonun denetimi aktına alaınmasını gerektiren konuları kapsamaktadır.

KLASİK YOGA:

PATANJAİNİN YOGA SUTRALARI yani raja yoganın sekiz kolu budönemde anlatılmaktadır.Patanjalinin 195 afroizmadan oluşan felsefesini açıklar.

KLASİK DÖNEM SONRASI YOGA:

Patanjaliden Sonra ortaya çıkan bir çok farklı yoga ekolünü kapsamaktadır.Usatalar bedeni özgürlüge ulaştırmak için ruhu araç olarak kullanmışlardır.Beden bir tapınak ve kullanılan yöntemlerde onun ruhsal yolda arınması için bulunan araçlardır. Bu düşünce Hatha yoga ve tantra yoga vs. gbi bir çok ekolün ortaya çıkmasını sağlamıştır.

MODERN YOGA:

1983 TE Şikago da toplanan SWAMİ VİVEKENDA nın Amerikalılara seslenerek ilham verdiği dinler parlamentosu ile başlamıştır.SWAMİ bu toplantının ardından bütün ülkeyi baştan başa dolaştı,çok sayoda kitap yazdı ve birçok kişiyi yogaya yönlendirdi. Bir başka popüler yoga öğretmeni de “Bir Yogi’nin Otobiyografisi”ni yazan Yogananda’ydı. Jiddu Krişnamurti öldüğü 1986 yılına kadar binlerce batılıya ruhsal ilham verdi. Hatha yogayı da Amerika’ya tanıtan Rus Indra Devi’ydi. Bunun ardından gelen birçok yoga üstadı kendi okullarını kurmuş ve yogayı bugün de olduğu gibi bütün dünyaya tanıtmaya çalışmışlardır.

Yoga, ayrıca, fiziksel uygulamalarla (duruşlarla),( asanalarla) ,bedenimize sağlık ve güzellik kazandırır. Durarak yapılan alıştırmalar enerjiktir ve yalnızca beden üzerinde değil zihin üzerinde de çok etkilidir. Duruşların bekleme süreleri farklıdır. Bu duruşlarla iç organlarımıza, hormon merkezlerine, bağışıklık sitemine ve kaslara masaj yapılır; kas ve iskelet sistemi düzeltilir, sinir sistemi gevşetilir. Duruşlar yalnızca bedensel çalışma olarak algılanmamalıdır. Çalışmaların asıl amacı yaşamın tüm boyutlarını, yani fiziksel, zihinsel, enerjitik ve duygusal yönlerini birleştirerek kişiyi bütünlemek ve uyum içinde tutmayı sağlamaktır.

Doğru hocayla çalışıldığında ve duruşlar doğru uygulandığında sakatlanmanın söz konusu olmadığı yoga denge üzerine kurulu bir etkinlik olduğu için uygulamalarıyla boy-kilo oranının sağlıklı bir düzeye ulaşmasını da sağlar. Yoga çalışan zayıf kişiler kilo alırken, şişmanlar kilo verirler. Yoga, enerji uçlarının açılmasını sağladığı için tüm bedende bio-nerjik akımlar normale döner ve kişinin bio-manyetik alanı güçlenir. Yapılan nefes çalışmaları akciğer kapasitesini %100 artırır, beynimize ve bedenimizin her noktasına en yüksek düzeyde oksijen gitmesini sağlar. Alınan fazla oksijen adalelerde toplanan ve yorgunluğa neden olan laktik asit ve diğer toksinlerin temizlenmesini ve bedenden atılmasını sağlar. Böylece yoga çalışmalarından sonra yorgunluk değil zindelik hissedilir.

Yoga evrensel bilgisi bu kadar yalın, basit ve anlaması kolay bir bilgidir ve evrensel bilgi herkese açıktır; kimsenin, hiçbir kurumun tekelinde değildir. Bir an için evrensel bilginin güneş olduğunu düşünelim: güneş ışığını kimseyi ayırmadan, kimseye iltimas geçmeden verir. Ondan faydalanmak istersek gölgeden çıkmak yeterlidir. Çünkü güneş gücünü ve ışığını karşılıksız ve koşulsuz olarak verir. İşte yoga bilgisi de güneş gibi herkese açıktır. Almak isteyenler alır, istemeyenlerse bilgi önlerinde bile dursa göremezler.

Yogaya başlamanın yaşı veya bir koşulu yoktur. Bu bilgiyi almak isteyenler kendilerine deneyimli bir hoca seçerek eğitimlerine başlayabilirler. Yoga yaşamın kendisi ve özdeki huzurdur.

BANU DEĞER.

SEVGİLER.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>