Sizinle | Yoga Evim

Tag Archives: Sizinle

Öğrenci Görüşleri

Njoy sports club’ dan birkaç öğrencim,

1)Yoga ile günün stresini ve yorgunluğunu tamamen atıyorum. Yoga yaptığım günler daha enerji dolu olduğumu hissediyorum. Vücudumun esnediğini ve kemik yapımın düzeldiğini hissediyorum. Bel ağrılarımın yoga yaptığım günlerde geçtiği ve bel kemiğimin güçlendiğini rahatladığını hissediyorum.

Doğru nefes alış verişlerle daha iyi ve rahat nefes alabiliyorum. İçimdeki bütün yolların açıldığını hissediyorum. Daha önce tıkanıklar varmış ve benim farkındılığım bu güne kadar iyi değilmiş. Bütün bu çalışmalarla her şeyi daha bilinçli algılayabiliyorum.

NERGİZ YALÇINKAYA AÇIKGÖZ.

2)Yoga hayatımda çok büyük bir değişiklik yarattı. Özellikle doğumdan sonra vücudumu kütük gibi hissediyordum. Düzenli olarak gelebildiğim zamanlarda vücudumun 20 li yaşlarımdayken olduğundan çok daha esnek ve dengeli olduğunu fark ediyorum.

Banu hoca da bence bu alanda bir numara. Tüm hareketleri ve nerede nefes alıp vereceğimize kadar söylemesi ayrıca kendisinin de bizimle dersi yapması başka hiçbir yoga eğitiminde görmediğim bir şey.

Njoy’a üye olmamın tek nedeni yoga diyebilirim. Ve Banu hocaya bana olan katkılarından dolaylı çok teşekkür ediyorum.

FULYA EROL

3)Benim için çok değerlisiniz. Yoga yapmayı senelerdir düşünürdüm, sizinle başlamak çok güzel oldu benim için. Güzel yüzünüz yoga ya değer katıyor. Dersi çok güzel anlatıp bizi bilgilendiriyorsunuz. Dersleri kaçırmadan hep bu çalışmada olmak istiyorum. Dersin sonunda kendimi çok dinlenmiş ve mutlu hissediyorum.

Kim. Müh

NEVİN KOÇAN

4) Sevgili Banu ya da her zaman çağırdığım şekilde bir tanecik Banu Hocam,

Bana hayatın gözden kaçırdığım ayrıntılarını gösterdiğin ve her karşılaşmamızda bana yeni bir şeyler öğrettiğin için binlerce teşekkür. Hakkını vererek nefes almayı, düşüncemin gücüyle istersem neler başarabileceğimi senden öğrendim. Hayat iyi ki bizi karşılaştırmış, iyi ki varsınız

BANU YAZICI(Yoga EVİM)

5) Derslerde kişisel ilgi görebiliyor olmamız çok güzel.ÖZELLİKLE yoğun bir iş gününden sonra rahatlatan ve kendimi çok iyi hissetmemi sağlayan dersler oluyor.Banu hoca da öğrencileri ile yakından ilgilenen ve yogayı çok iyi bilen bir hoca.Özellikle derslerde nefes tekniklerine çok önem vermesi ve derslerde nefese çok önem vermesi beni çok rahatlatıyor.Uzun seneler Amerika da bir çok yoga dersine katıldım ama bu sistem benim çok hoşuma gidiyor ve teknik çok iyi.

ASLIHAN KURAL.(Yoga EVİM ÖĞ)

6)Haftanın iki günü akşamı iple çekiyorum.Genelde stresle dolu hayatımda,geçirdiğim iki saatlik rahatlık çoğu zaman hafta sonu tatiline bedel benim için.Açsam tok,yorgunsam enerjik,sinirli isem hafiflemiş hissediyorum.Ayrıca özel olarak ilgi görmek veya bunu hissetmek,yakınlık çok güzel.Sonuç olarak içimdeki beni keşfetmeye çalışıyorum.

ASLI DUYMAZ (Yoga Evim)

7)Yoga ile son iki yıldır ilgilenmeye başladım. Yoğun iş yaşamı içinde bir türlü vakit ayırmak mümkün olamamıştı. Gittiğim spor klübünde Banu Hocanın yoga eğitimlerine katıldıkça aslında kendi vücudumu tanımadığım gerçeğini fark etmeye başladım. Her hareketin sonunda farklı bir kas grubunun ya da derinlerde saklı kalmış bir organın varlığını hissediyordum. Bu, benim için çok farklı bir deneyimdi. Hindistan’da bulunduğum dönemlerin birinde, bir televizyon proğramında güzel bir hintli manken bayan şöyle demişti. “Your body is a temple and you have to care about it”. Bu saygıyı göstermemde yoganın yoğun etkisi olmuştur. Ve en önemlisi de her çalışmanın sonundaki sonsuz huzur hali. Günlük streslerden arınmış bir halde, yoğun bir özgüven duygusu ve daha üstün bir farkındalık düzeyinde, yaşam denilen uzun yolculuğa devam edebilmek gerçekten keyifli bir duygu…

Faruk BUDAK(Njoy sports club)

Araştırmacı, gezgin, fotoğrafçı

8)Sevgili öğretmenim; sana ne kadar teşekkür etsem az.İçtenliğin ve samimiyetinle,ilk konuştuğum anda,yıllardır tanıdığım bir yakınım gibi oldun.İyi ki varsın,iyi ki seni buldum,iyi ki REİKİ1uyumlamamı senden alma olanağım oldu.Enerjini,bilgini,sevgini esirgemedin.Sen güzelliklerin kaynağısın ve ben kızın olduğum için gururluyum.

SEVİLAY İPEKSU (Reiki insiasyonu öğrencim)

9)Banu Hoca’yla 2004’ün Eylül ayında tanıştım. Ablamın “Birlikte yoga kursuna gidelim mi?” önerisi olmasa, yogaya başlar mıydım bilemiyorum.

Yoga yapmaya başladıktan sonra fiziksel ve zihinsel birçok değişim geçirdim. Çocukluğundan beri alerjik astımı olan biri olarak akciğerlerimin son derece geliştiğini söyleyebilirim. Göğüs kafesim ve nefes alma kapasitem arttı. Bunu her asana sırasında ısrarla “Nefes, nefes!” diyen Banu Hoca’ya borçluyum.

Banu Hoca’nın insanı rahatlatan sesi, aynı hareketleri tekrarlarken bile bıkmadan bizi uyarması, her hareketin vücudun hangi bölgesini çalıştırdığını söyleyerek öğrencilerini bilgilendirmesi sayesinde bende fiziksel bir farkındalık oluştu. Şimdi her hareket ve duruş sırasında kendi içime dönerek bedenimi gözlemlemeyi başarıyorum.

Banu Hoca’yla yoga derslerinin fiziksel olarak güçlendirici, rahatlatıcı ve gevşetici özelliklerinin yanı sıra, zihinsel olarak da değişim geçirdim; geçiriyorum. Yoga sayesinde olaylara, durumlara ve insanlara karşı daha sabırlı ve olumlu yaklaşmaya çalışıyorum. Negatif düşünceden yavaş yavaş uzaklaşıyorum. Bir sevgili ya da eşe sahip olan kişilere de birlikte yoga yapmalarını öneririm; çünkü ilişkilerdeki iletişimi, sabrı ve duyarlılığı geliştirdiğine bizzat tanık oldum.

Sevgili Banu Hocam, bana öğrettiğin ve öğrenmemi sağladığın her şey için teşekkür ederim. Yüzündeki gülümseme eksik olmasın.

M. Banu Aksoy

(sevgili asistanım,dostum ve yoga evim öğrencim)

10)Banu Değer ile birlikte Anel Grup çalışanları olarak,yaklaşık üç senedir yoga çalışmaları yapıyoruz.Yoga yı çok iyi bilen bir eğitmenden öğrenmenin kazanımları bizim için çok fazla.Bedeniniz hızla şekil alıp,esneklik kazanıyor.Ayrıca iş yaşamının stresinden o süreler içinde uzaklaşabiliyoruz.Kendisi ile çalışmaktan ve öğrencisi olmaktan çok hoşnutum. Ve şirket olarak kendisine teşekkürlerimizi sunuyorum.

MUKADDES AKAY

ANEL GRUP SAHİBİ.

11)9 sene önce ilk kez bel ağrısıyla tanıştım, doktorum ağrının bel fıtığından kaynaklandığını söylemişti. İlk bel ağrımı takip eden dönemde sık,sık belimde tutulmalar yaşadım. Düzenli yüzmeye başlayarak ağrılarımın ve tutulmanın sıklığını daha az hissetmeye başladım. Yüzmeye ara verdiğim bir dönemde oldukça şiddetli bir ağrıyla yüzleştim, bu ağrı sağ bacağımı hareket ettirmeme engel olup, günlük ihtiyaçlarımı yardım almadan yapabilmeme engel oluyordu, yaptırdığım detaylı tetkiklerle sırtımda eğrilik, bir omurumda çift yönlü kırık, bel kayması ve 2 fıtık olduğunu öğrendim. Çoğunlukla önerilen tedavi yöntemi ameliyattı, görüştüğüm doktorlardan biri fizik tedavi destekli düzenli bir egzersizle ağrılarımı kontrol altına alabileceğimi, içerdeki kasları kuvvetlendirmem gerektiğini söyledi. Yoga ve Banu Hoca ile bu dönemde tanıştım. Katıldığım dersler sonrasında ilginç bir şekilde vücudumun fiziksel olarak güçlendiğini, omurgamın kuvvetlendiğini sanki iskeletimin düzelmeye başlayıp sağlamlaştığını hissediyorum. Açıkçası yoga sonrasında zihinsel dinginlik ve rahatlama sağladığımı da söyleyebilirim.

NJOY SPORTS CLUB ‘TAN SN.ÖZLEM YORULMAZ 17 EKİM 2007

12)DOĞUM YAPAN BİR ÖĞRENCİM…..

Yoga ile ilk tanışmam yaklaşık 7 yıl önce eşimin ablasının vasıtası ile olmuştu. Utanarak itiraf etmeliyim ki o dönemde daha önce de hakkında bir takım şeyler duyduğum yoga ve felsefesine yaklaşımım çok cahilce ve negatifti

Fazlası ile pratik biri olarak yoganın benim gibi güçlü !!!!!!!! birine pekte katkısı olamayacağına emindim. Bu tür yaklaşımlar ancak zayıf ve arayışta olan insanların oyalanma vesilesi idi.

Sanırım dünyayı yaşanır kılan en güzel şeylerden biri insanların olduğu gibi kalmamaları ve gelişime açık olmaları.

2007 benim için öyle bir yıl oldu ki bu olumlu gelişimi yaşama fırsatını buldum. Yılın ilk aylarında anne olacağımı öğrendim ve tamamen içimden gelen bir dürtü ile yoga yapmaya karar verdim.

Halbuki o güne kadar çevremden empose edilen bir hamile için yürümenin yeterli olduğu idi.

Hamileliğimin 4. ayında yogaya başladım ve sanırım huzurlu, mutlu, canlı ve keyifli bir 9 ay geçirmek için en iyi yolu bulmuş oldum.

Hamileliğimin son gününe kadar hatta doğuma 10 saat kalana kadar çalışan biri olarak haftada 2-3 kere gittiğim Yoga Evim benim kendim ve bebeğimle baş başa kalabildiğim , dinlendiğim, enerji depoladığım ve tümgünlük sıkıntılarımı unuttuğum bir yer oldu.

Yoga mutlak faydalı fakat bunu kiminle paylaştığınız ve kimden öğrendiğiniz de bir o kadar önemli. Banu Hoca’ya bu konuda şükran borçluyum. Hamileliğimden dolayı tek başıma katıldığım derslerde Banu Hoca bana sadece Yoga öğreten kişi olmadı sabahın 7.30 unda bile gülerek kapıyı açan, bütün bunalmışlıklarımı hafifleten ve bana adeta anne şefkati gösteren bir arkadaş olu.

9 ay boyunca normal doğum planlamama rağmen oğlum ali Durul’u sezaryen ile doğurdum.Yoga yapmamın temel nedenlerinden biri kolay doğumdu ancak ben yoganın olumlu etkilerini doğum sonrası yaşadım ve yoganın faydalarını sezaryen sonrasında bile gördüm. İnsanlar yataklarından kalkamaz ve sancı çekerken ben kendi kendime dolaştım, oğlumu emzirdim, altını değiştirdim ve gelen misafirlerimizi ağırlayabildim. Yoganın katkıları sayesinde vücudumu öyle kullanır hale geldim ki ağrı ve sancının esiri olmaktan kurtulmuştum. Hastaneden eve geldiğimiz 3. günden itibaren ise normal hayatıma dönmüştüm bile.

Şimdi oğlum 1.5 aylık ve biz onunla Banu Teyzesine gidip yoga yapmak için sabırsızlanıyoruz. Yeni yılda ailece  yoga yapıyor olacağız ve bu sayede eminim çok güzel bir 2008 geçireceğiz.

İki senedir Banu Değer hocanın öğrencisiyim, 40 senelik bir ihmalden sonra bedenimle ilgilenmeye karar verdiğimde doğru bir başlangıç yapmak için arayışa girdim çünkü belimde ve boynumda fıtık oluşmuş ,spor yapmamaktan bedenim doğru duruşunu kaybetmişti . İnternet sayesinde ulaştığım Banu hocayla başladığım desler sonrasınsa ağrılarım büyük ölçüde azaldı ,duruşum düzeldi daha enerjik ve moralli girdiğim bu dönemde yaklaşık 8 kilo vermem beni çok daha iyi bir seviyeye taşıdı.Halen derslere devam ediyorum .Olumlu enerjisi ,öğrencileriyle birebir ilgilenmesiyle özellikle rahatsızlığı olanlar için   şiddetle tavsiye ediyorum.Bir JLO kalçasına sahip olmak da işin güzel tarafı.Sağlık ve güzellik dolu günler.
Aylin Atalay

11.06.2009

Ayşe Beyza Celep

Herkese merhaba.

6 Ocak Çarşamba günü Banu Hoca ile olan çalışmamızın 4. kuruna başladım ve çok mutluyum.

Yaklaşık 8 sene önce ağır kaldırmaya bağlı olarak belimin sağ tarafında bir zorlanma yaşadım. Bu zorlanma zamanla sağ kalçada ve bacakta ağrı olarak kendini göstermeye başlamıştı. Öyle ki bırakın koşmayı hızlı yürüyemiyordum bile. Tüm bu geçen seneler içinde ilk sene uygulanan fizik tedavi, ilaç tedavisi ve gösterdiğim aşırı dikkat sonucunda zorlayıcı bir hareket yapmadığım takdirde kalça ve bacak ağrılarımdan geçici olarak kurtulmuştum. Ama sağ tarafımla bir yük kaldırmamaya ve hatta o tarafımı kullanmamaya dikkat ediyordum. Bir şekilde zorlarsam kalça ve bacağımda aynı raatsızlığı yaşamaya başlıyordum.

Yalaşık 3 ay önce Banu Hoca’nın bel ve omurga yogası grubuna katıldım. Aynen anlattığı gibi 5-6 kişilik sınıflarda yapılan, hareketlere dair en ufak bir yanlış duruşunuzda yanınıza gelip birebir ilgilenilen ve size doğru hareketin gösterildiği bir çalışma ortamı. Her bir katılımcı için kullanıma hazır ve bedava pet şişe sular ve temiz havlular ki bu ufak gibi görünen ama bence çok önemli bir ayrıntı ve incelik.

Şu anda, geçen seneler içinde vücudunu kullanmamaya o kadar alışan benim, tekrar yapabileceğimi hayal dahi edemediğim ama yapmayı çok istediğim hareketleri yapabilir durumdayım. Gündelik yaşamda vücudumu zorladığımda, bu dersler öncesi vücudumu toparlamam bir hafta sürüyorsa şimdi bir kaç gün sürüyor. Son derslerin birinde çocukken çok yaptığım, sırtüstü yatarken bacaklarımızı yukarı başımızdan ileriye uzatma hareketini yapıyordum. Benim için bu nasıl bir şey biliyor musunuz? Vücudunu tekrar tanımak, yeniden ona kavuşmak gibi.

Bir de her kış çok üşüyen ve Eylül ortasında yün atlet giymeye başlayan ben, yogaya sayesinde bu kış herkes gibiyim. Yine atletimi giyiyorum ama Aralık ayının ortasında başladım.

Banu Hoca’m, derslerdeki ilginiz, özeniniz, sıcaklığınız için teşekkür ediyorum. Buradaki ortamı çok seviyor ve tüm arkadaşları sevgiyle selamlıyorum.

Beyza C.  (yaş:34)

Ayşe Beyza Celep ( Hamilelik Döneminde )

Herkese tekrar merhaba.
Belimdeki rahatsızlık üzerine başladığım Yoga Evim’deki yoga derslerinin 3. ayında bu  derslerin bana ne kadar fayda sağladığını daha önce sizlerle paylaşmıştım. O tarihten bugüne düzenli olarak derslere katılmaya devam ettim. Yalnız bu süreç içerisinde hayatımda güzel bir değişiklik oldu. Şu anda 36. haftalık hamileyim. Hamileliğini 5. haftasında öğrenen biri olarak farkında olmadan; hamileliğimin ilk bir ayında normal yoga derslerine katılmaya devam ettim. Hamile olduğumu öğrenince doktor tavsiyesiyle ilk 3 ayı doldurmak üzere 1.5 ay kadar ara verdikten sonra ise hamile yoga derslerine katılmaya başladım. Şu anda hala yoga derslerime devam ediyorum. Doğuma kadar da mümkün olduğunca devam etmeyi düşünüyorum.

Açıkçası belimde yaşadığım rahatsızlık nedeniyle hamilelik süreci beni biraz korkutuyordu. Ama sevgili arkadaşlar; çok şükür ki hepsi boşa çıktı. Bedensel olarak çok rahat bir hamilelik dönemi geçirdim. 13 kg almış olmama rağmen belimde ve bacağımda neredeyse hiç bir extra rahatsızlık yasamadım. Sadece gündelik hayatta bazen yanlış pozisyonda öne eğildiğimde (yanlış olduğunu yoga dersleri sırasında öğrendimJ ) kalçamda anlık bir rahatsızlık oluyor. Ama o da devam eden bir durum değil ve vücudumun hareketine bağlı olarak hemen düzeliyor. Üstelik tüm hamilelik sürecinde kendimi her zamankinden daha rahat ve sakin hissettiğimi ve çevremdeki insanların bu sürecin beni daha da huzurlu kıldığını fark ettiğini söylemeliyim.

Öncesinde endişelendiğim hamilelik sürecini hem bedensel hem ruhsal olarak bu derece keyifli ve kolay geçirmemde Banu Hocanın sağladığı ortam ve verdiği yoga derslerinin çok etkili olduğunu düşünüyor; buradan kendisine tekrar teşekkür ederken sevgiyle sarılıyorum.

Hamile olan tüm arkadaşlara bu dönemi bedensel olarak zorlanmadan geçirebilmeleri için hamilelik yogasını denemelerini tavsiye ederim.

Herkese sevgiler

Ayşe Beyza Celep
3 Şubat 2011   

Ece Başokur ( 22.01.2010 )

Yogaya bundan 4 ay önce başladım. Uzun süredir yoga yapmak istiyordum. Daha önceden de yogaya, meditasyona merakım vardı. Aradığım yoga kursunu bir süre bulamadım. Nereye baksam, hepsi sanki bir mezhepe aitti ya da gittiğim yerlerin salonları çok kalabalık ve havasızdı. İş yerinden bir arkadaşım yogaya başladığını söyledi. Güvendiğim bir arkadaşım olduğu için ben de araştırmak istedim. “Yoga evim” olduğunu öğrendim. Yer bana çok yakındı, hemen Banu hocayı aradım:) İlk başta haftada bir gün olarak başladım, sonrasında bu dersi ikiye çıkarma kararı aldım.

İsteğim rahatlamak, günün yorgunluğunu atmak, ruhumu dinlendirmek ve yeniden enerji toplamaktı. Bazen işten çıkıp kursa gitmek zor gelse de, yoga evime gittiğimde tüm baş ağrımdan, karın ağrımdan kurtulduğumu, umutsuzluğumu üzerimden attığımı fark ettim. Normalde işten çıkıp eve gidince, yemek yiyip, koltukta uyuklayan biriydim. Ne zaman yogaya gitsem, saat 21 de bile kurstan çıksam, kendimi son derece enerjik hissediyorum. Yoga yapmaya başladığımdan beri kendimi daha iyi hissediyorum.

Fiziksel açıdan rahatlamanın dışında, ruhen de beni son derece rahatlıyor. Bir sonraki güne umutla başlıyorum ve hayat enerjim tazeleniyor. Banu hocayla yaptığımız egzersizler fiziksel olarak esneme sağlıyor, duruşumu düzeltiyor, yağlarımı kasa çevirmemde yardımcı oluyor. Aynı zamanda nefes egzersizleri ve meditasyon kısmı da insana büyük bir rahatlık veriyor.

25 yaşındayım ve yogaya başladığımda doğru nefes almayı öğrendiğimi fark ettim. Nefes almanın nasıl bir şey olduğunu, bedeni nasıl hafiflettiğini yogayla birlikte hissetmeye başladım. Yogayı asla bırakmayı düşünmüyorum. Günün tozlu düşüncelerinden, yorgunluğundan arınmak isteyen herkese yoga evimi tavsiye ediyorum.

Incoming search terms:

  • beyza celep
  • fulya yoga
  • NEVİN YOGİNİ
  • njoy bodrum yoga eğitmen yücel hoca
  • yogaogrencısı

Hamile Yoga’sı nedir ?

Burada yazılan yazılar tamamen gerçek öğrenci yazılarıdır.Derslerde çok güzel arkadaşlıklar kurulup sonrada bebeklerle birlikte görüşülmeye devam ediliyor.Hatta beraber guruplar oluşturup çabuk toparlanmaya gelen bir sürü öğrencim var.Ve doğumların yüzde yüze yakını eğer özel bir terslik olmaz ise normal ve kısa bir doğum olarak gerçekleşiyor.On senelik eğitim hayatımda yaptığım en iyi seylerden biri de hamile yogası normal doğum dersleri açmak oldu .Sizlerle birlikte sağlıkla bebekleri buyutüp sonra da bir sürü toruna sahip olmam müthiş bir duygu.İyi ki varsınız ve iyiki bu derslerde sizlerle birlikteyim.Grup derslerinde buluşmak dileğim ile.

Banu Deger.

Bebekler ve Annelerimiz Albümü 

BAZI ÖĞRENCİ GÖRÜŞLERİ

 Merhaba Banu Hocam

Tüm sezeryan diye ısrarlarıma rağmen (siz ne kadar kızsanız da bana:) oğlum sizin sözünüzü dinlemek istedi ve 25 Nisan sabahı 3:15 de normal yollarla dünyaya gelmeye karar verdi…Hastaneye gece 12 de gittiğimizde doktorlar bile oğlumun bu kadar çabuk (3 saat içinde) ve kolay doğacağını tahmin etmiyorlardı..

Ben de başından böyle olacağını bilseydim, sezeryan diye tutturmazdım sanırım 🙂

Doğumumda 19. haftamdan itibaren devam ettiğim yoga derslerimin çok çok etkisi olduğunu düşünüyorum. Hatta hatırlarsanız salı günü son derse gelmiştim, cumartesi de gecesi de doğum yaptım.Hiç anestezi almadan, sadece nefes teknikleriyle son derece rahat bir doğum gerçekleştirdim. Ve de ertesi gün evde koşturup duruyodum.

Benim hamilelere nacizane tavsiyem düzenli olarak yogaya devam edip, gerisini tabiat anaya bırakmaları..

Size bu vesile ile tekrar çok teşekkür etmek istiyorum, sayenizde rahat, sakin ve kolay bir doğum gerçekleştirdim.. Yaşlanıp da sırt bel ağıları için değil de inşallah daha kısa sürede normal yoga derslerinizde tekrar sizinle bir araya geliriz.

Not: Oğlan biraz toparlansın, elinizi öptürmeye getireceğim..
Kendinize çok çok iyi bakın, kızlara selam..

Beril Balcı / 11.05.2010

 

Tülay Kaptan

Merhaba;

30 yasinda 30 haftalik gebeyim 🙂 yaklasik 1 bucuk aydir hamile yogasi yapiyorum.

Hamileligimi yoga sayesinde cok rahat geciyor.

Kendimi bildim bileli kucultmeye calistigim kalcalarimi yoga sayesinde 1 bucuk santim kuculttum hemde hamileyken 🙂

Insallah normal dogumuda rahatlikla yapacagim.

Artik yoga vazgecilmezim oldu 🙂

Hersey icin tesekkur ederim.

Sevgiler

Tulay

Hamilelik, erişkin bir kadının yaşayacağı en güzel dönemlerden biridir. Her hamilelik kadının bütün gücünü ve esnekliğini keşfedeceği en önemli fırsattır. Gebelik süresince kadının vücudunda fiziksel, hormonsal ve psikolojik birçok değişiklik meydana gelir. Bebeğin ana rahminde büyümeye başlaması ile, rahim büyür ve ağırlığı artar.

Buna bağlı olarak annenin vücut ağırlık merkezinde değişikler olur. Bu durum omurganın yapısını bozar, bel ve sırt omurlarında, bacaklarda ağrılara sebep olur. Hormonsal değişiklikler göğüslerde ve birçok eklemde daha önceden hissedilmeyen bazı rahatsızlıklar ortaya çıkarır. Uzun bir süre yaşanacak fiziksel aktivitelerdeki kısıtlanmalar ve hamileliğe bağlı bu hormonsal değişimler kadının psikolojik dengesi üzerinde de önemli ölçüde değişikliklere ve olumsuzluklara neden olur.

  Hamile olduğunu öğrenen pek çok kadın genellikle benzer duygular yaşar. Önce büyük sevinç, mutluluk ardından sorular, sorular. Genellikle sorulanlardan biri de; “Doğuma nasıl hazırlanabilirim?”dır.  İşte bu dönemde sıkıntılarla ve ağrılarla ve sorunlarla başa çıkmak için kökleri çok eskiler dayanan Yoga denenmelidir. Çünkü hamilelikte uygulanan yoga, anne adayını sadece doğum için değil, doğum öncesi ve sonrası için de hazırlamaktadır.

Yoga Sanskritçede birleşme ve birleştirmeye ulaşılan birliktir. Benimizin, zihnimizin ve ruhumuzun birleşmesidir. Genellikle şehir yaşamında vüdumuzu forma sokmak için spor yapmakta, entelektüel zekamız için kitap okumakta ve bilgi edinmekte veya araştırmalar yapmaktayız.Ancak hep ruhumuz bütün bu güzelliklerden nasibini almaz ve onun için bir şey yapmak aklımıza gelmez.Seyahat veya dinlenmenin bizim için yeterli olacağını sanırız.Oysa sağlıklı olabilmek için dünya sağlık örgütünün dediği gibi beden,zihin,ahlak ve ruh sağlığı birlikte olmalı ki kendimizi tam huzurlu,sağlıklı hissedebilelim.İşte bu konuda tapacağımız en önemli çalışama olarak Yoga ve nefes teknkleri oraya çıkmaktadır.

  Özellikle ilk kez hamile olan anne adayı için hamilelik, büyük bir keşif yolculuğu gibi görülebilir. Anne adayının sadece fiziksel görünümü değişmekle kalmıyor, İşin içine duygular ve zihin de giriyor. Anne adayı bu dönemde olabildiğince bilgi almak ister. Bu aşamada belki de öğrenilmesi gereken en önemli bilgi doğru nefes almak ve nefes teknikleridir. Yogada doğru nefes alıp vermek ilk adımdır. Hamilelik sırasında yaşanan yorgunluk, uykusuzluk, sürekli uyuma isteğinin bir nedeni de doğru nefes almasını bilmemekten kaynaklanmaktadır. Pranayama teknikleri doğru nefes almayı öğretip, akciğer kapasitenizi arttırırken hamilelik sırasında sizin ve bebeğinizin daha çok oksijen almasını sağlar. Ben kendi deneyimlerimden doğan bebeklerin (yoga çalışması yapan anne adaylarının) daha kilolu doğduğunu özellikle gözlemledim.

Asanalar ve pranayamauygulamaları ağırlık artıkça rahatsız olan bel ve omurga kaslarımızı güçlendirir. Bedenimizin etrafında oluşan belli bir enerji akımı çakralarımızdan ve altındaki  salgı bezlerimizden daha çok faydalanmamızı sağlar. Beden etrafında belli bir aura katmanı oluşur. Bu da hamilelik döneminde sizi bütün ruhsal travmalarınızdan korur. Böylece ruhsal  ve bedensel  olarak artık daha güçlü bir hamilelik geçirme şansına sahip olursunuz. Zamanla artık doğumla ilgili korkular azalır.Dışarıdan gelebilecek travmalar sizi hiç etkilememeye başlar.

Fiziksel sorunlar tamamen ortadan kalkar. Sırt ağrısı, dolaşım ve sindirim sorunları yok olur. Bulantılar genellikle olmaz. Ağırlıktan ortaya çıkan duruş bozuklukları en aza iner.Yoga çalışmaları ile  doğumu kolaylaştıracak asana (duruşlar), anne adayının vücudundaki değişime daha kolay uyum sağlamasına da yardımcı olur. Asanalar sayesinde, hamilelik nedeniyle gerilen bazı kaslar gevşetilerek anne adayı rahatlar.

Güçlendirilmesi gereken, özellikle doğum sırasında anne adayına yardımcı olacak kaslar için de ayrı çalışmalar uygulanır. Hamilelik sırasında yaşanan sırt ağrıları, dolaşım ve sindirim gibi sorunlar, asanalar sayesinde minimuma iner. Hamileleri düşündüren bir başka konu da doğum sonrasında vücudun alacağı formdur. Asanalar, anne adayına bu konuda da yardımcı olmaktadır. Yoga, hamilelik sırasında vücudun formda kalmasını sağladığı gibi, doğum sonrasında da vücudun yoga yapmayanlara göre daha kısa sürede toparlanmasını sağlamaktadır. Ayrıca anne adayı esnekliğini de kaybetmeme şansına sahip olur.

Hamilelik sırasında yaptığınız düzenli yoga programı ile vücutta meydana gelen Ödemler(el ve ayakta şişmeler) ve özellikle son aylarda sıkça hissedilen kramplar azalır.Karın kaslarını güçlendirerek masaj etkisi yapar ve bağırsak hareketleri daha rahatlar.İştahınızı daha kolay kontrol altına alabilirsiniz.

Anne adaylarının en büyük korkularından biride doğum sancılarıdır. Hormonlar da bu endişelerinizi tetikler. Yoga çalışmaları, anne adayının sinir sistemini rahatlatıyor ve onun kolay bir hamilelik geçirmesini sağlarken, doğum sonrasında da annenin bebeği kabullenme sürecini hızlandırmaktadır. Ayrıca ansalar doğum kanalını rahatlatıp genişlettiği için doğumun daha hızlı ve kolay olmasını sağlar.

Yoga çalışmasının bir basamağı olan meditasyon da, hamilelik sırasında daha da büyük önem kazanmaktadır.  Anne adayı meditasyon sayesinde zihinsel kontrolünü güçlendiriyor ve her türlü stresi, rahatsızlığı zihninden uzaklaştırabilecek duruma gelmektedir. Bu durum anne adayının bebeğiyle kurduğu sevgi bağını daha da güçlendirmekte ve kendini daha huzurlu ve mutlu hissetmesini sağlamaktadır. Yoga derslerinde ayrıca normal doğum yapmak isteyen anne adayına, doğum sırasında uygulayacağı nefes teknikleri de detaylı olarak öğretilmektedir.

Hamilelik yogası 3 er aylık dönemler halinde ayrı, ayrı hazırlanmış programlar olarak uygulatılmaktadır.Bu dönemler için ayrı, ayrı asanalar uygulanır.Bebeğin ruhsal gelişimi  anne rahmine düştüğü andan başlayıp Doğumdan sonraki üçüncü ayda tamamlanır. Bu nedenle sağlıklı bir hamilelik geçirmek bebek doğduktan sonra geçecek üç ay içinde çok önemlidir. Hem hamilelik döneminde hem de sonrasında geçirilen her huzurlu ve sağlıklı an bebek ve anne için çok önemlidir. Mutlu bir hamilelik ve mutlu bir anne olmak için yapacağınız Yoga çalışmaları sizin ve bebeğiniz için dingin, neşeli ve sağlıklı bir ortam oluşturur. Bu da hem huzurunuz, hem sağlığınız, hem de, doğacak olan bebeğiniz için sonsuz büyük bir keyif demektir.

Ben 24 yaşımda oğluma hamile kaldığımda uzun senlerdir yoga yapmakta idim. Ve hamileliğim boyunca da ara vermeden devam ettim. Hayatımın en sağlıklı ve bedenen güçlü dönemini geçirdim. Oğlum çok kilolu olmasına rağmen kolay ve keyifli bir normal doğum gerçekleştirdim. Bütün anne adaylarının da yoga ile bu kadar rahat bir dönem geçirebileceğini kendim de deneyledim.
Her anne adayının böyle güzel ve sağlıklı hamilelik geçirmesi dileği ile.

12)DOĞUM YAPAN BİR ÖĞRENCİM…..

Yoga ile ilk tanışmam yaklaşık 7 yıl önce eşimin ablasının vasıtası ile olmuştu. Utanarak itiraf etmeliyim ki o dönemde daha önce de hakkında bir takım şeyler duyduğum yoga ve felsefesine yaklaşımım çok cahilce ve negatifti

Fazlası ile pratik biri olarak yoganın benim gibi güçlü !!!!!!!! birine pekte katkısı olamayacağına emindim. Bu tür yaklaşımlar ancak zayıf ve arayışta olan insanların oyalanma vesilesi idi.

Sanırım dünyayı yaşanır kılan en güzel şeylerden biri insanların olduğu gibi kalmamaları ve gelişime açık olmaları.

2007 benim için öyle bir yıl oldu ki bu olumlu gelişimi yaşama fırsatını buldum. Yılın ilk aylarında anne olacağımı öğrendim ve tamamen içimden gelen bir dürtü ile yoga yapmaya karar verdim.

Halbuki o güne kadar çevremden empose edilen bir hamile için yürümenin yeterli olduğu idi.

Hamileliğimin 4. ayında yogaya başladım ve sanırım huzurlu, mutlu, canlı ve keyifli bir 9 ay geçirmek için en iyi yolu bulmuş oldum.

Hamileliğimin son gününe kadar hatta doğuma 10 saat kalana kadar çalışan biri olarak haftada 2-3 kere gittiğim Yoga Evim benim kendim ve bebeğimle baş başa kalabildiğim , dinlendiğim, enerji depoladığım ve tümgünlük sıkıntılarımı unuttuğum bir yer oldu.

Yoga mutlak faydalı fakat bunu kiminle paylaştığınız ve kimden öğrendiğiniz de bir o kadar önemli. Banu Hoca’ya bu konuda şükran borçluyum. Hamileliğimden dolayı tek başıma katıldığım derslerde Banu Hoca bana sadece Yoga öğreten kişi olmadı sabahın 7.30 unda bile gülerek kapıyı açan, bütün bunalmışlıklarımı hafifleten ve bana adeta anne şefkati gösteren bir arkadaş oldu.

9 ay boyunca normal doğum planlamama rağmen oğlum ali Durul’u biraz da doktorumun etkisi ile KORKUMDAN sezeryanla doğurdum.Yoga yapmamın temel nedenlerinden biri kolay doğumdu ancak ben yoganın olumlu etkilerini doğum sonrası yaşadım ve yoganın faydalarını sezaryen sonrasında bile gördüm. İnsanlar yataklarından kalkamaz ve sancı çekerken ben kendi kendime dolaştım, oğlumu emzirdim, altını değiştirdim ve gelen misafirlerimizi ağırlayabildim. Yoganın katkıları sayesinde vücudumu öyle kullanır hale geldim ki ağrı ve sancının esiri olmaktan kurtulmuştum. Hastaneden eve geldiğimiz 3. günden itibaren ise normal hayatıma dönmüştüm bile.

Şimdi oğlum 1.5 aylık ve biz onunla Banu Teyzesine gidip yoga yapmak için sabırsızlanıyoruz. Yeni yılda ailece  yoga yapıyor olacağız ve bu sayede eminim çok güzel bir 2008 geçireceğiz.

SEVGİLER.

BANU DEĞER.

Incoming search terms:

  • sezeryan sonrası yoga

Om Nedir ?

Om sesinin evrenin doğuşundaki ilk ses olduğu düşünülür ve tüm seslerin bu sesten türediği söylenir. Evrenin yaradılışı sırasındaki patlamada bu sesin çıktığı ve evren hala yaratılmaya devam ettiği için de bu sesin hala bu ses üzerine çalışan kişilerce duyulabildiği söylenir. Bu tip içsel seslere “leya” ismi verilir ve sesin özellikle Anahata – Kalp çakrasndan duyulduğu düşünülür. Yani siz bir mantra yı zikredersiniz ve bu mantranin aksini kalp cakrasinda hissedersiniz / duyarsınız. Tıpkı bir dağa karsı ses çıkarmanız gibi, o ses size geri doner.

Diyelim ki bir düşünceniz var ve tezahür etmedi.Bu düşünceyi tezahür ettirmek istediğinizde kelimelere dökersiniz.Ağzımızı açamadan ağzımızın ilk hareketi( mmmm) dır.ağzımızı açıp ilk kelimeyi söylemeye başlayınca(A) SESİ çıkar.Konuşma yine (M) sesi ile biter.Diyaloglarımız hep (m) ve (a) sesi arasındadır.Ve arasında (u) oluşur.Tezahürde (M) ve (A) sesi arasındadır.

MEDİTASYON da tekrardan A ile başlayıp M ye giden bir sessizliktir. Köprü sesi burada U dur. Om mantrasi inisiasyona gerek duyulmadan herkesin tekrar edebileceği evrensel bir mantradir. Çünkü normalde mantra çalışmaları için özel bir inisiasyon önerilir. Bunun nedeni, kişinin titreşimini bilen bir hocanın – bu kişinin bu nedenle bir sure sizinle çalışmış olması istenir- bu titreşimlere uygun bir mantra vermesi ile olur. Ancak dediğim gibi, eğer kişinin niyeti saf ve temiz ise ve özellikle “sağduyulu” davranıyorsa, bazı mantralari da tekrar edebilir.

 Burada dikkat edilmesi gereken şey, kişinin mantrayı okuması sırasında kendini mutlu ve zinde hissetmesidir. Unutulmamalıdır ki, hayatımızda yaptığımız her şey gibi, yogayi da mutlu olmak için yapıyoruz. Eğer tekrarladığımız mantra bizi korkutuyorsa, huzursuz ediyorsa ya da belli veya belirsiz bir nedenden dolayı rahatsız ediyorsa, okunmaması tavsiye edilir. İste kişinin kendi öğretmeni olmasından kasıt bu şekilde kişinin kendini gözlemlemeye başlamasıyla mümkündür. Kişi kendini tanıdıkça, kendi kendine de doğru çalışmaları yapabilir. Yine de elbette eğer mümkünse, tüm bunlar yerine bilen bir eğitmenin yanında olmak önerilir.

  Aum çalışması yaparken sesli veya sessiz yapabiliriz.Yalnız şunu unutmamak gerekir:Bu çalışmayı yaparken verilen nefesi dörde bölmemiz lazımdır.A bir nefes,U bir nefes,M bir nefes ve GERİ KALAN DÖRTTE BİRLİK KISIM SESİZLİK olmalıdır. Ya da yalnızca O ve M, YANİ( OM) birlikte söyleniyorsa sessizliğe kalan kısma çok önem verilir.

  Unutmayalım ki meditasyon, tekniğin bittiği yerde baslar. Eğer hala teknik üzerinde duruyorsak bu yaptığımız meditasyon (dhyana) değil, konsantrasyon çalışmasıdır (dharana). Meditasyon ve konsantrasyon çok iç içedir, bu yüzden de hep karıştırılır. Meditasyona geçiş kişinin bir teknik kullanarak konsantre olması ve bu tekniğin içine girip belli kısa surelerle tekniğin üzerine çıkıp sükûnette kalmasıdır. İste tekniği bıraktığı o an meditasyona geçer. Sonra kişi tekrar uyanır (dikkati dağılır) tekniğe yani konsantrasyona geri döner, bir sure tekniği çalıştıktan sonra yine tekniğin üzerine çıkar ve meditasyonu baslar. Böylece konsantrasyon ve meditasyonu iç içe geçer.

OM mantarası çalışırken konsantre olabileceğiniz üç bölge vardır;

BİRİNCİSİ:AJNA ÇAKRA

  Zihinsel çalışama yaparken iki kaş arasına odaklanılır. Göz seviyesindeki bu odaklanma biraz acı verebilir. Problemlerimizi çözerken iki kaşımızın arasından Om söyleriz.

İKİCİSİ;ANAHATA(KALP) ÇAKRASIDIR.

  Sevgiyle duyulan her his kalp bölgesinde oluşur. Kalp bölgesine yapacağınız her konsatrasyonda bu bölgede oluşan acılarınızı da çözersiniz.Günümüzde toplumda her şeyi entelektüel ve zihinsel düşündüğümüz için acı çekiyoruz.Oysa kalp bölgesinde böyle bir zihin aracı yoktur,yalnızca sevgi,everensel ve tanrısal sevgi vardır.

ÜÇÜNCÜSÜ:MAN

İPURA (GÖBEK) ÇAKRASIDIR.  Bu çakramız, çakralar kısmında da anlatıldığı gibi en önemli olarak korkularımızı barındırır. Doğumumuz göbek bağı ile olmaktadır. Dünyaya geldiğimizde yaşadığımız ilk şok göbek bağının kesilmesidir. Vedanta korkunun merkezi olarak göbeği gösterir.

  Sonuç olarak aklı sakinleştirmek ve meditasyona uzanan yolda bu üç bölgeye odaklanılabilir. VE ö nemli olan konsantrasyon-meditasyon suresinin uzunluğu değil yaptığınız çalışmanın kalitesidir. Meditasyondaki amaç tekniğin eridiği o “an”ları mümkün olduğunca uzatmaktır. Bu nedenle siz isterseniz bir mantra dinleyin, ya da söyleyin, sadece sessizliği dinleyin ya da sadece nefesi yada nefesi sayarak konsantre olun, hiç fark etmez, tekniğiniz her ne ise o teknik bittiği anda meditasyondasınız demektir.

BANU DEĞER.

SEVGİLER.

Incoming search terms:

  • om ne demek
  • leya isminin anlamı
  • mantra ne demek
  • yoga mantraları
  • leya ne demek
  • om anlamı
  • YOGADA OM
  • om sesi
  • omm nedir
  • om mantra anlamı