Raja Yoga Aşamaları | Yoga Evim

Category Archives: Raja Yoga Aşamaları

Nefes Ve Sakinlik

Sakinleştirici nefes ( Soğuk nefes tekniği )

Ağızda ve vücut üzerinde ani ısı kaybı oluşturduğu için, soğuk nefes adı verilmiştir. Bu nefes tekniğinde nefes alışlar ağızdan, nefes verişler burundandır. Vücut ısısı birkaç dakika içinde en az 1-2 derece düşer. Zihinsel gerginlik sona erer. Sakinleştirici ve dengeleyici bir çalışmadır. Tansiyon ve sindirim sisteminde hazımsızlık sorunu olanlar bu çalışmada daha dikkatli olmalıdırlar. Burun yerine ağızdan solunum yapılacağı için tozlu ve kirli havanın bulunduğu ortamlarda ve soğukta yapılmaz.

Rahat bir yere oturun. Gözlerinizi kapatın. İlk aşama için nefesinizi hızlı bir şekilde vererek akciğerlerinizdeki havanın maksimum miktarını boşaltın. Tebessüm eder bir şekilde ön dudağınızı hafifçe yukarı kaldırıp ön dişlerinizin görüneceği bir durum alın. Dişlerinizin arasından “ssssss” sesi çıkararak nefesi ağzınızdan içeri çekerek ciğerlerinizin tamamını hava ile doldurun. Burnunuzdan yavaş bir hızda nefesinizi verin. Tekrarlarla çalışmayı beş dakika sürdürün.

Sakinleştirici nefes (Sıcak nefes )

Bu çalışmada ısı kaybı yerini ısı artımına bırakır. !-2 derece vücut ısısında yükselme görülür. Sakinleştirmenin ötesinde telkine açık bir durum yaratılır.
İkinci aşama için nefesinizi tekrar sonuna kadar boşaltın. Yukarıda anlatıldığı gibi tebessüm eder pozisyonda dişlerinizin arasından “ssss” sesi çıkararak 10 saniye süresinde kesintisiz nefes alın. 10 saniye nefesinizi tutun. Sakin bir şekilde 10 saniyede nefesinizi burundan vererek ciğerlerinizdeki havayı olabildiğince boşaltın.

Bu çalışmada ısı artımı devam eder ve hipnoz etkisi gözlenir. Üçüncü aşama için önce nefesin tamamını verip dişlerin arasından “sss “ sesi çıkararak 10 saniye süresince nefes aldıktan sonra, 20 saniye nefesinizi tutun. 20 saniyede nefesinizi telaşsız bir şekilde burnunuzdan verin. Her aşama için beş dakikalık bir çalışma süresi yeterlidir. Her bir aşama için kuvvetlenmeyi bekleyin. İlk aşamayı iyi bir şekilde uyguladığınızdan emin olduğunuzdan bir ay sonra ikinci aşamaya geçin. Bir ay sonrada üçüncü aşamaya geçin. Bu süreleri beklemeden ikinci ve üçüncü aşamaları deneyimlemeye çalışırsanız, enerji kaybı dolayısıyla bitkinlik gözlenebilir, çalışmanın temposunu kaldıramayabilir, fayda yerine zarar görebilirsiniz. .

BANU DEĞER-BHANU PRİYA

Incoming search terms:

  • ders programı
  • raja yoga nasıl yapılır
  • sakinleştirici hareketler
  • tantra masaji istanbul
  • solunum yogası
  • sakinleştirici yoga
  • tantra masaj istanbul
  • sakinleştirici harektler
  • nefesi sakinlestiren
  • yoga hipnozu

Kumbakha – Nefes Tutmak

Nefesi tutmak ( Kumbakha ) NEDİR?

  Bazen hayatımız tehlikeye girdiğinde otomatik olarak nefesimizi tutarız. Tehlike geçene kadar da nefes alıp vermeyiz. Sıradan bir kişinin bilinçsiz olarak yaptığı bu eylemin yogik nefeste karşılığı Kumbhaka olarak isimlendirilir. Bu, dikkatin ve rikkatin bir noktada toplanması ile oluşturulan konsantrasyon halidir. Kumbaka nın daha yüksek enerjili olanı nefesin verilerek ve yeni nefes alınmadan beklenildiği durumdur. Kişinin normal şartlarda yapamadığı eylemleri kumbaka durumunda rahatlıkla yapabildiği bilinir.

  Kumbakha; Ego dediğimiz bizi yaşamda tutma ve varlığımızı koruma formatının içinde bulunan bir bilgidir. Hayati bir tehlike algıladığımızda bedenimiz aniden nefes alıp vermeyi durdurur. Tehlike geçene kadarda nefesimizi tutmaya devam ederiz. Bu tehlikeyle baş edebilmemiz için bedenimizin kendini koruma mekanizmasının devreye girmesidir.

  Kumbakha tekniğini bütün sporcular bilerek veya bilmeyerek kullanırlar. Atlet start halinde başla komutunu beklerken nefesini tutar. Finale ipi göğüslemek için yaklaştığında son on metrede yine nefesini tutarak gücünü ekstra artırır. Yüksek atlarken ve gülle atarken vs. aktivitelerde de durum farklı değildir. Seyirciler futbol karşılaşmasında penaltı vuruşu sırasında nefeslerini tutarlar. Nişan alan atıcılar atış yapmadan beş saniye önceden nefes alış verişlerini tamamen durdururlar. Bilardo oynayanlar vuruş yapmadan önce nefeslerini tuttuklarında başarılı sonuçlar alırlar. Diş çektirirken veya iğne yaptırırken farkında olmadan kumbaka pozisyonuna geçilir. Yani nefes tutulur. Sonucu belirleyecek en önemli anlarında nefesler hep tutulur. Kumbakha duruşunda zaman yoktur. An vardır. Bilinç ve farkındalık burada ve şimdidedir.

 Nefesi tutmayı bilmeniz ve uygun zamanda uygulamaya koymanız, yaşamda size birçok kolaylıklar sağlayabilir. Sevdiğiniz insana evilik veya birliktelik teklif edeceğiniz zaman veya patronunuzdan ücretinize zam isteyeceğiniz zaman nefesinizi tutarsanız yanına gidip teklifinizi yapıncaya kadar vazgeçmezsiniz. Çünkü bilinçaltınızı devre dışı bıraktığınızdan geçmiş deneyimlerinizin başarısız sonuçları sizi etkileyemez.

  Kumbakha kalışında zihin aktiftir ama otonom sinir sistemimin kortikal algılaması ( iradenin bizde olduğu ) devre dışıdır. Bunun yerine Otonom sinir sisteminin sempatik algılasının inhibe olduğu bir durum söz konusudur. Zihin, bilinç oluşturmadan savaş ya da kaç emrini verir. Böbrek üstü bezlerinin adrenelin salgısıyla beden alarm durumuna geçer. Farkındalık en üst seviyededir.

Hiçbir şey düşünemez, yargılayamaz, eleştiremez, iyi kötü, güzel çirkin algılaması içinde olamazsınız. Bu Kozmik zekâyla iletişim kurmak için en verimli andır. Bu kalışta niyet, arzu ve istekler en yüksek seviyede kabul görürler. Çünkü zihin dalgalarının titreşim seviyesi düşük frekanstadır ve bilinçaltı devre dışıdır.

Nefes tutulduğunda kanda hipoksi dengelenmesi ( oksijen ve karbondioksit dengesi ) ayarlanmaktadır ve zihnin kortikal algılamaları ve hareket kabiliyeti devre dışıdır. Bu yüzden nefes alıp tuttuğunuzda veya nefesinizi verip nefes almadan beklediğinizde, asla zihinsel gevezelik yapamazsınız. Geçmişin veya geleceğin, hülyalı hayallerinde veya kuşku ve endişe dolu beklentilerinde olamazsınız.

  Bu tip paranayama egzersizleri yaparken oranlara ve sürelere ve sayılara da takılmamak gerekir. Bizim amacımız annnamaya koşaya ulaşmaktır. Oysa bu tip egzersizlerin detaylarına takılırsak bir üst seviyeye geçmemiz zorlaşacaktır. Nefes ve kumbakha yaparken tutulan sayı oranına değil arada rahat beklediğin ana çabasız odaklanırsan istenilen sonuçlar elde edilir. Nefes alın bir an tutun ve verin. Nefes aldıktan sonra ciğerler genişler, bu nedenle alama ve verme arasındaki boşluk normal bir boşluk değildir. nefes verdikten sonra kaslar gevşer ve rahatlar yani doğal olan gereken durumuna gelirsin. Bu boşluk anları yada kumbakha anaları Annamaya koşanın üzerine çıkacağımız andır. Bununla da anladığımız evrensel alış veriş bizim dışımızda da devam ediyor. Biri sağımızda, biri solumuzda biz ise ortadayız. Önemli olan budur.

  Bu sebeple aklımızla prananın efendsi,olalım ve pranayama seviyesinde kalmayarak onunda üzerine çıkalım ve ilahi mutluluğa yavaş yavaş yaklaşalım.

BANU DEĞER.

Incoming search terms:

  • nefes yoga
  • ego kaça ayrılır
  • nefes tutmak

Nefes Ve Kundalini

Nefesle kundalini uyandırmak;

  Çalışmaya başlamadan önce burun kanallarınızı mutlaka temizleyiniz. Sandalye veya yere, omurilik düz ve dik kalmak şartı ile oturunuz. Sağ avuç içi sol avuç içinin üzerinde, ayak topukları birbirine değer pozisyonda ve dil ucu ön dişlerin arkasında damağa değer durumda tutulmalıdır.

  Göz kapakları kapatılarak, gözler iki kaşın ortasına konsantre edilir. İçinde H konsünü bulunan ham, hom, hum gibi bir mantra kullanılarak, burnun sağ ve sol kanalını birleştirecek kısa solunumlar yapılarak hava bir burun kanalından diğerine dolaştırılır.

  Sonra, sol burun kanalı 12 mantra tekrarı veya 12 saniye kadar hava ile doldurulup tutulur. Sonra sağ burun kanalından hava yavaşca dışarıya verilir. Sonra sağ burun kanalı 12 mantra tekrarı yada 12 saniye kadar hava ile tutulur ve daha sonra sol burun kanalından yavaşca bırakılır.

Bu alıştırma çalışmaları 2-3 ay süresince sabah erken yada gece yatmadan önce uygulanabilir. Bu çalışmalara daha sonra imajinasyonlar ilave edilerek ayrıntılı bir çalışmaya geçilir.

Nefesi sol kanaldan içeri alıp hapsettiğinizde, zihninizi içeri çektiğiniz havaya vererek düşüncenizi omuriliğinize kaydırmalısınız. Şimdi üzerinde oturduğunuz iki kalça ve bir kuyruk sokumu ile oluşan üçgene konsantre olarak enerjinizi bu bölgede yoğunlaştırın. Bir müddet bu konsantrasyonda kaldıktan sonra o bölgede oluşturduğunuz enerjiyi nefes verirken omuriliğin üzerinden yavaşca yukarıya doğru transfer ederek nefesinizi sağ burun kanalınızdan dışarı bırakın.

Sonra aynı çalışmayı sağ burun kanalınızdan aldığınız ve mümkün olduğunca sağ tarafta hapsettiğiniz nefesinizle, üzerine oturduğunuz üç noktalı lotüste enerji toplamayı imajine ettikten sonra, yine omurilik üzerinden nefesle birlikte yukarı doğru taşınarak hava sol burun kanalından dışarı verilmelidir.

Bu çalışmada istenilen burun deliğinden havayı almak gerçekleşemiyorsa, diğer burun deliği baş parmak tarafından kapatılarak işlem kolaylaştırılmalıdır. Bu çalışmaya ilk başlandığında havanın içerde sirkilasyonunun oluşması için gerekli mantra sayısı veya saniye, nefesin dört sayısı ile alınıp, onaltı sayısı kadar tutulup, sekiz sayısı kadar bir zamanla bırakılması esası ile sağlanmalıdır.

  Bu çalışmanın adı pranayamadır. Alttaki lotüs üzerinde imajinasyonla oluşturduğumuz enerjiyi nefesi takiben omurilik üzerinden taç çakraya kadar taşımaktır. Bu çalışmanın gerçek bir başarı ile sonuçlanması kundalini uyanışını gerçekleştirecektir. bu gereçekleşmeye başladığında gözleriniz kapalı vaziyette olmasına rağmen vucudunuzun üzerinde beyaz şimşekleri andıran ışkların dolaştığının farkına varacaksınız.

  Dikkat edilmesi gereken havanın içerde haps edilmesi esnasında kendinizi zorlamamaktır. Düşük sayılardan başlayarak kolayca başarabildiğinizde sayıları çoğaltarak devam etmelisiniz. Bu çalışmaya başlarken dört tekrarla yola çıkın ve geliştikçe çalışma sayısını ve nefes tutma zamanını artırın. Bir zaman sonra çalışmadan çok büyük bir zevk alacak, çalışmayı gerçekleştireceğiniz zamanı iple çekmeye başlayacaksınız. Çalışmaları düzensiz ve gelişigüzel yapmaya kalkarsanız yarar yerine zarar görebileceğinizide unutmayın.

Sevgiler.

Banu Değer.

Incoming search terms:

  • kundalini yoga nasıl yapılır
  • kundalini yoga
  • dilin yoga pozisyonu
  • kundalini yoga nedir
  • Meditasyon kundalini
  • kundalini meditasyonu
  • kundalini meditasyonu nasıl yapılır
  • nefesle kundalini uyandırmak
  • kundalini meditasyon
  • kundalini

Nefes Ve Ağrılarımız

NEFES TERAPİLERİ İLE DEVAM EDEN AĞRILARIMIZLA NASIL BAŞA ÇIKABİLİRİZ? VE NASIL TEKNİKLER KULLANMALIYIZ VE ANİ GEVŞEME TEKNİĞİ NASIL UYGULANIR? 

Uyguladığımız bütün nefes teknikleri, sizlerin yaşamına sağlık, neşe ve huzur getirecektir. Nefes teknikleri gerçek bir arınma sanatıdır. Gerçek bir arınma sanatı olan teknikler geçmişte yaşadığınız travmaların fiziksel boyutta yaratmış olduğu etkileri de temizleyerek duygusal ve zihinsel boyutta da arınma sağlamaktadır.

  Nefesimizi açmaya yönelik egzersizler, enerjimizin ve beyin fonksiyonlarının artmasına ve enerjimizin artması da zihinsel ve duygusal olarak da daha mutlu ve keyifli bir duruma gelmemizi sağlıyor. Hareketler ile birlikte uyguladığınız ve kontrollü uyguladığımız nefes teknikleri ve gevşeme teknikler ile arttırdığımız enerji geçmiş zamanlarda oluşmuş olan travmalarınız ile sıkışmış olan düşük enerjiler değişmeye başlar.Bu da vücudunuz da sıkışıp kalmış düşük enerji seviyelerinin neden olduğu,ağrı ve gerginliklerin giderilmesini ve tüm sistemimizin hafiflemesini,hayata daha net ve duru olarak bakabilmenizi sağlamaya başlamamıza sebep olur.

Yaşlanma etkileri kesinlikle geri dönüşe geçer, zorluklar ve stres karşınsıdaki direncimiz artarak, kandaki oksijen miktarımız da en yüksek seviyeye ulaşarak tamamen gevşememiz sağlanmaktadır.Ve beden seviyesinde başlayan bu kontrol artarak, zihinsel seviyelere de ulaşmaya başlar. Bütün bu kontrol ve egzersizler günlük yaşamdaki kontrolümüzü de tamamen arttırarak, gerginlik seviyemizin giderek düşmeye başlamasına sebep olmaktadır.

Ve günlük hayatında devam eden ağrısı olan hastaların ve bireylerin birçoğunda toplumsal ve aile içi etkileşimde bozukluklar, duygularını ifade etme güçlüğü, ilgi ve beklenti gereksinimleri, bastırılmış öfke ve kızgınlık duyguları olmaktadır. Hastanın ilgisini ağrıdan uzaklaştırabilmesi, günlük yaşamındaki ilgi ve işlevselliğini artırıcı yönde baş etme yöntemleri kullanılmalıdır. Ve bu durumlar karşısında nefes teknikleri ve gevşeme tekniklerinden yaralanmalıdır. Ve böylece günlük hayat kalitemiz kat be kat arttırılabilir daha ağrısız ve daha problemsiz bir yaşama günden güne yaklaşabiliriz.

Kas Gevşemesi (Relaksasyon)

Gevşeme eğitimi genellikle kademeli olarak kasları germe ve gevşetme tekniklerini içeriyor. Gevşeme çalışmalarının ilk basamağı nefesi kontrol altına almak. Bilindiği gibi solunum sistemimiz, kendi kendine çalışan bir sistemdir. Fakat bilinçli olarak da solunumunuzu kontrol edebilmek bizim elimizdedir. Nefes almayı, vermeyi ve tutmayı bir düzen içinde öğrenmek, gevşetme çalışmaları için çok önemlidir. Vücudun tamamen gevşemesi, ancak düzenli bir nefes teknikleri çalışmasından sonra mümkün olur.

Akciğerlerinizi; üst kısım, orta kısım ve alt kısım olmak üzere üç bölüm halinde düşünebilirsiniz Derin nefes bu üç kısmın ortaklaşa çalışmasıyla mümkün olmaktadır. Derin nefes önce akciğerin alt kısmının havayla dolmasıyla başlar. Mide ve kaburgaların alt kısmı genişler, sonra orta kısım havayla dolar. Yani göğüsler genişler ve en son olarak da omuzlar hafifçe kalkar. Pek çoğumuz ciğerlerinin bir bölümünü çalıştırmaz.

Oysa sağlıklı bir nefes ciğerlerin üç kısmının da çalışmasıyla(tam yogik nefes tekniği kullanarak)mümkün olmaktadır. Nefes egzersizlerinden sonra da kasların gevşetilmesine geçilmektedir. Bu çalışma vücudunuzdaki kas gruplarının gerilmesini, sonrada gevşetilmesini içermektedir. Bir kas gergin olduğunda bu gerginlik ne derece yoğunsa kas serbest olduğunda yaşanacak olan gevşeme yanı ölçüde yoğun olacaktır. Vivekenanda Üniversitesinin kullandığı Ani Gevşeme Tekniği bu konuda çok etkilidir ve stres yönetimi çalışmalarında da kullanılmaktadır. Bu teknik ile bedeninize aslında kasılaraktan da gevşemesini öğretmektedir. Derin bir nefes verdikten sonra derin bir nefes alarak bütün beden kasılır ve bu arada nefes tutulur beden kasılır, kasılar, kasılır ve nefeste aniden bırakılarak beden gevşetilir. Detaylar alt bölümde anlatılacaktır.

Nasıl bir yer tercih etmeliyiz:

Gevşeme tekniği en iyi loş ışıklı, sakin bir oda yapılabilir. Egzersizi böyle bir odada sırt üstü yatarak yapın. Eğer egzersiz sırasında uyuma gereksinimi ortaya çıkarsa, uygulamayı rahat bir koltukta da yapabilirsiniz.(Belki bu çalışma için ofisinizi kullanmak durumunda kalabilirsiniz ve isterseniz koltuğunuz da bile bu uygulamalar yapılabilir.) Gevşeme tekniğiyle amaçlanan uykuya dalmak değil, tersine en fazla uyanıklıkla en derin gevşemeye ulaşabilmek. Egzersiz yapılan oda mümkün ise sessiz olmalı, odanın ısısı sizi ne üşütmeli nede terletmemelidir.

Egzersizi Nasıl Yapacaksınız?

Elleriniz ve ayaklarınız iki yana hafifçe açık olarak uygulamaya başlayın. Uygulama sırasında bedeninizi sıkan kemer, ayakkabı ve dar elbiseleri çıkarın. Bu tür giysiler nefes alışı, kasların gevşemesini olumsuz yönde etkiler. Egzersizleri sırayla yapın. Egzersizi yapmadan bir sonraki egzersize geçmeyin, acele etmeyin. Günde en az bir kez, mümkünse iki kez yapılması, bu pratik kazanmanızı sağlar. Gözlerinizi yavaşça kapayın. Sağ elinizi göbeğinizin üzerine, sol elinizi de göğsünüzün üzerine koyun. Nefes alıp verirken sol eliniz göğsünüzün inip kalktığını hissetsin. Şu anda ciğerlerinizin üst kısmı ile nefes alıyorsunuz demektir.

Şimdi ciğerlerinizin alt kısmını hava ile doldurmaya, karnınızdan solunum yapmaya çalışın. Midenizin üzerindeki sağ eliniz inip kalkmaya başladıysa bunu başarıyorsunuz demektir. Düşüncelerinizi tamamen nefes alıp vermeniz üzerinde odaklaştırın. Burnunuzdan havanın girip çıktığını hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve nefesinizi verin. Kendinizi zorlamadan, gerilim duymadan oldukça rahat bir şekilde nefes alın.

Şimdi alıştırmayı yapmaya başlayalım;

Önce ciğerlerinizin bir balon gibi olduğunu hayal edin. Şimdi sönen bir balonda olduğu gibi yavaşça ve zorlamadan içinizdeki havayı boşaltın.
Başlayabilirsiniz. Artık ciğerleriniz boşaldı. Nefes almadan iki saniye bekleyin. Tekrar yavaşça derin, derin nefes alın, tutun ve verin, bütün vücudunuzun gevşediğini hissedin.
Şimdi bu egzersizi tekrar edin; Derin bir nefes alııııııın… Nefesinizi tutunnnnn ve yavaşça verin. Tüm vücudunuz tamaen gevşemeye başlıyor. Sakin, rahat ve huzur dolusunuz… Nefesinizi her verişte, sizi kaplayan gevşeme duygusunu hissedin. Gerilimin yerini alan, derin huzuru hissedin.

Şimdi kaslarınızı gevşetme çalışmasına geçelim. En rahat olduğunuz şekli alın, oturun veya sırt üstü yatın. Başlangıçta bu çalışmayı sırt üstü yatar durumda yapmanız sizin için daha kolay olacaktır. Yatar durumdayken kollarınızın iki yanda olmasına dikkat edin.

Gözlerinizi kapatın. Daha önce öğrendiğiniz gibi derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve verin. İki yumruğunuzu da sıkın. İyice sıkın. Yumruklarınızın ve ellerinizin gerginliğini hissedin. Şimdi gevşetin. Bu gerginliğin yavaş, yavaş ortadan kalktığını hissedin. Ellerinizin ne kadar gevşediğini hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın. Nefesinizi tutun ve bırakın Sıra kollarınızı ve yumruklarınızı birlikte sıkmaya geldi. Başlayın ve iyice sıkın. Ellerinizdeki ve kollarınızdaki gerginliği hissedin. Şimdi serbest bırakın. Tamamen gevşek bırakın. Ne kadar gevşediğinizi hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın.

Sağ omzunuzu kulağınıza doğru kaldırmaya çalışın, iyice kaldırın. Şimdi gerginliği hissedeceksiniz. Yavaş, yavaş serbest bırakın. Tamamen gevşemesini sağlayın. Omzunuzdaki gevşemeyi hissedin. Şimdi sol omzumuza aynı şeyi yapacaksınız. Sol omzunuzu kulağınıza doğru kaldırmaya çalışın. İyice kaldırın gerginliği hissedin. Yavaş, yavaş serbest bırakın, gevşemesini sağlayın. Omzunuzdaki gevşemeyi hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın.

Sağ ayağınızdaki kasları germeye çalışın, ayak parmaklarınızı iyice kıvırın ve bu gerginliği hissedin. İyice hissedin. Yavaş, yavaş bırakın. Tamamen gevşeyin. Bütün gerginliğin akıp gitmesini sağlayın.

Sol ayağınızdaki kasları germeye çalışın. Sol ayağınızın parmaklarını iyice kıvırın ve bu gerginliği hissedin. İyice gerin. Yavaş, yavaş bırakın, tamamen gevşemesini sağlayın. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın. Aynı şeyi kalçalar ve bacaklarla yapacaksınız. Sol bacağınızı ve kalçanızı gerin.

İyice gerin. Bu gerginliği hissedin. Bırakın şimdi. Yavaşça gevşetin, gevşemeyi hissedin. Sol bacağınızı ve kalçanızı gerin. İyice gerin. Bu gerginliği hissedin. Şimdi bırakın. Yavaşça gevşetin ve gevşemeyi hissedin. Bütün gerginlik vücudunuzda akıp gidiyor. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın.

Yavaşça derin bir nefes alın. Nefesinizi tutun ve bırakın. Başınızı çeneniz göğsünüze değecek şekilde öne doğru bükün. Boynunuzdaki gerilimi hissedin. Yavaşça serbest bırakın. Gevşetin gevşemeyi hissedin.

Şimdi yumruklarınızı, kollarınızı omuzlarınızı ayaklarınızı ve bacaklarınızı, başınızı hep birlikte ve aynı anda gerecek ve kasacaksınız. Önce derin bir nefes verin ve sonra deriiiinnn bir nefes alınnnnn ve tutunnnnn… Yumruklarınızı sıkın. Kollarınızı omuzlarınızı gerin. Ayak parmaklarınızı, bacaklarınızı iyice gerin. Başınızı kaldırın ve yüzünüzü buruşturun ve iyice gerin. Bütün bedeni kassınnnn,kasınnnnn,kasınnnn ve Öylece bir dakika kadar bekleyin. Şimdi bütün bedeni aniden yere bırakın. Tamamen bırakın. İyice gevşetin.

Tüm vücudunuzu tatlı bir gevşeme kaplasın. Şimdi karın kaslarınızı kasın, iyice kasın, karnınızdaki gerginliği iyice gerginliği hissedin. Serbest bırakın, tamamen gevşetin. Karın kaslarınızın tamamen gevşediğini hissedin. Karnınızın giderek yumuşadığını hissedin. Ve birkaç kere hızlı nefes tekniği(bütün nefes alıyoruz ve verirken hızlıca mum üfler gibi veriyoruz) uyguladıktan sonra, tam yogik nefes ile nefeslerinizi iyice yavaşlatın. Uzun, uzun alın ve verin.

Yavaşça derin bir nefes alın. Nefesinizi tutun ve bırakın. Başınızı çeneniz göğsünüze değecek şekilde öne doğru bükün. Boynunuzdaki gerilimi hissedin. Yavaşça serbest bırakın. Gevşetin gevşemeyi hissedin.

Egzersizleri Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?

Birden nefes almayın, yani ciğerlerinizi aniden havayla doldurmayın
Ağızdan değil, burundan nefes alın.
En önemlisi nefes egzersizlerini arka arkaya tekrar etmeyin. Her nefes alışın arasına 5-6 kere de normal nefes alış verişi koymak gerekiyor. Bu yapılmadığı takdirde kandaki oksijen miktarı artacağından, baş dönmesi gelişebilir .Ama endişe edecek bir durum değildir. Sadece fazla oksijenlenmeden kaynaklanan bir durumdur.
DAHA AĞRISIZ, DAHA SAĞLIKLI VE DAHA HUZURLU OLMANIZ DİLEĞİM İLE.

BANU DEĞER.

BHANU PRİYA.

Incoming search terms:

  • yüz yogasıyla yüzü değişen kadın
  • bosalma derecesine getiren yoga araketleri
  • Burundan sağdan alıp verme Sol burun deliğinde aynısını yapmak
  • derin nefes vucudu temizler
  • Sek yapan kasılar
  • sikin ama
  • sikin ama verişi
  • tamaş gübre ne kadar atilir

Nefesin Sihirli Sırları

  Nefes almadan yaşamamız mümkün değil,peki onu yeterince önemsiyor muyuz? Nefesimiz ne kadar kontrol altında..Ona dikkat edin, o ne kadar kontrolümüzdeyse hayatımız da o kadar kontrolümüzde….

  Teknolojinin hızlandırdığı yaşamımızda maddeye gömülerek tüketilen yaşamlarımızda her gün artan huzursuzluklarımız,mutsuzluklarımız ve yaşamımızın giderek anlamsız hale gelmeye başlaması bu günlerde herkesin olağan durumu halinde….

  Oysa bütün bunları kontrol altına alabileceğinizi biliyor musunuz? Kadim çağlardan beri insanın fizik,duygu,zihin ve bedendeki sıkışıklık ve blokajların açtığı rahatsızlıkların gidilmesi için meditasyon,yoga,reiki ve manyetik şifa gibi çalışmalar geliştirilmiştir..AMA BU ÇALIŞMALARIN DAYANDIĞI EN ÖNEMLİ TEMEL TEKNİK, NEFES ÇALIŞMALARI OLMUŞTUR

Doğru Nefes almak vücudumuzun sağlıklı kalması ve ihtiyaç duyduğu oksijenin alınması;atık ve toksinlerin vücuttan atılması açısından çok önemli…Yeterli oksijen iç organların,hormon salgılayan bezlerin,sinir sisteminin ve beynin çalışması için şart…Beynimizin diğer organlardan daha fazla oksijene ihtiyacı var…Yeterince oksijen alınmadığında,zihinde bulanıklık,negatif düşünce depresyon,işitme ve görme bozuklukları başlıyor..

Yaşlanmanın en belirgin sebebi hücrelerin yetersiz oksijen alması.Akut dolaşım bozukluğunun kalbe giden oksijeni durdurması kalp krizine;beyne giden oksijeni durdurması beyin kanaması ve harabiyetine yol açıyor…Düzgün ve yeerli nefes alamayanlar kendilerini sürekli yorgun ve depresif hissediyorlar…Uyku düzenlerinde sorun yaşıyorlar.

Aynı döngüde kalmaları bağışıklık sistemlerini zayıflatıyor..Canlı olmamanın ve genç kalmanın en önemli şartı temiz kan dolaşımı..Bunu sağlamanın en önemli yolu da nefeslerimizde saklı…Doğru nefes alarak organlarımızın beslenmelerini sağlayıp,hücrelerimizin verimliliğini arttırmak.kaçınılmaz bir gerçek..Doğru nefes almak yaşam süremizi uzatacağı gibi,bize son derce sağlıklı bir ciltte kazandırıyor..Doğru nefes alanlar karbondioksitli ortamlarda yada heyecan ve stres sırasında dengesiz tepkiler veriyor…Çünkü kırmızı kan hücreleri oksijeni organlarımıza daha yüksek oranda taşıyor..

 Birçoğumuz hep ağzımızdan nefes alıp veriyoruz…Bu bize anatomik rahatsızlık sağlayan son derce yanlış bir davranış…Oysa doğrusu bunun tam tersi..Kadim kayıtlarda rahat ve kendini kasmadan durarak,karnımızı dışarı doğru genişleterek,göğsümüzü de full nefesle doldurarak tam nefes tekniği uygulamak…Yani diyaframımızı da kullanarak nefes almak…Yaşam süremizde bu yanlış, diyaframımızın zayıflayarak potansiyelini kaybetmesine sebep oluyor…Ortalama bir yetişkin dakikada ortalama 14 kere nefes alıp veriyor…Bu 24 saate 20 bin160 kez nefes alıp verdiğimiz anlamına geliyor..Yani günde 20 bin kere yaptığımız hatanın bizde ne gibi sonuçlara yol açtığını anlamamak mümkün değil…

İŞTE BU NEDENLE KENDİMİZE BİR İYİLİK YAPIP ÖNCE DOĞRU NEFES ALIP VERMEYİ ÖĞRENMEMİZ GEREKİYOR…

  Dünya sağlık örgütü ayrıca doğru nefesin öncelikle burundan alınması gerektiğini söylüyor..Ve burnumuzun içi yapışkan bir sıvı ayrıca kıllardan oluşuyor…Bu ortam aldığımız nefesle ciğerler giderek havanın temizlenmesini sağlıyor.Havadaki toz ve zerrecikler burundan temizlenerek geçiyor.Burun ve diyaframın birlikte kullanılması,nefes yolunda uzatarak bedenin nefesten azami verimi almasını sağlıyor…Nefesi verirken dayanak olarak boğaz bölgesini değil,karın kaslarını kullanmak da boğazda tahrişleri önlüyor.Doğru nefes alıp verildiğinde vücuttaki kan kalitesi ,artmış lan oksijen nedeniyle yükseliyor. Bu sistemden toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor.Mide daha fazla oksijen alarak daha verimli çalışıyor.Diyaframın hareket etmesi,mide ve safra kesesinin yukarı hareket etmesini engelleyerek reflüyü(mide suyunun yemek borusuna ve daha yukarılara çıkması)ve çeşitli safra kesesi hastalıklarını önlüyor.

Akciğerlerde verem gibi mikroplar barınamıyor..Vücudumuzdaki bütün bezler,iyi beslenmeleri sonucu hormonları yeteri oranda salgılayarak vücudun biyokimyasının kusursuz işlemesini sağlıyor.Beyin,omurilik,sinir merkezleri ve sinirler dahil olmak üzere sinir sisteminin tamamında düzelme meydana geliyor.Derin ve yavaş solunum kalbin yükünü hafifletiyor..Bu da daha dinç ve etkin bir kalp,düşük tansiyon ,yani daha az kalp hastalığı demek oluyor….Artık antidepresanlara ve uyku ilaçlarına olan alışkanlığımız kendiliğinden ortadan kalkıyor..Derin ve yavaş solunum ayrıca diğer nefes teknikleri kilo kontrolümüzü ve iştahımızı kontrol altına alıyor.Aldığımız fazla oksijen yağlarımızı yakıyor.Oluşan baş ağrılarımız ve migren gibi rahatsızlıklar kayboluyor.Sonuç olarak her türlü bedensel ve ruhsal rahatsızlığımızın gerisinde doğru nefes almamamız yatıyor.

Sıradan nefes alınca ciğerlerimizdeki havanın değişimi,kapasitenin onda biri kadar gerçekleşiyor..Diyafram artı tam nefes uygulaması yapan birinde bu kapasite onda üçe yükseliyor.Nefesini tam kontrol eden kişide ise onda beş oranında artmış oluyor.Doğru nefes almayı engelleyen duruşlar ve alışkanlık haline getirdiğimiz kısa nefesler,akciğerlerimizin yüksek kapasite ile çalışmasını önlüyor..

  Astımlılar,sindirim sorunları nedeniyle bağırsaklarında gaz oluşanlar,midesi dolu olanlar,çabuk nefes nefese kalanlar, devamlı baş ağrısı çekenler,diyafram adalesi kullanmadan;göğüs ve akciğerlerin üst tarafı ile alabildikleri yetersiz nefes kapasitesine sahiptiler

Oysa diyafram adalesi kullanmak; nefesle yaratacağımız mucizelerin başlamasına neden olur.Diyafram;gögüs boşluğunu,karın boşluğundan ayıran kas tabakasıdır…Diyafram nefesi ile karın boşluğumuzu mümkün olan en alt tabakadan genişleterek nefes alırız..Bu şekilde akciğerlerimizin normal şartlarda kullanılmayan alt bölgeleri de çalışmaya başlar..Ciğerlerin aşağı uzaması sağlanır..Diyafram nefesine alışmanın ve tanımanın en kolay yolu da sırt üstü uzanarak karnımızı yukarı doğru iterek yani şişirerek nefes alıp vermektir..

Bunu en kolay algılamanın şekli ise bebeklere bakmaktır…Onlar daha doğal oluşumları bozulmadığı için diyafram nefesini kendiliklerinden yaparlar..Bebeğiniz varsa karnın üzerine bir oyuncak koyarak bu zevkli deneyimi yaşayabilirsiniz….

  Kadim hikayelerde anlatılır ki: Bir zamanlar bedenlerimiz yaşam enerjisini doğrudan soluyabiliyordu.Ama 16 bin yıl önce yaşanan düşüş bizi yaşam bilincinden koparıp biyolojimizi değiştirdi..Beynin ortasındaki “pinel bez” kullanılmaz oldu..Bu günkü bulgulara göre “pinel bez” göze benziyor.Onunda renk algılayıcıları var ve yukarı doğru bakıyor.Bazıları onu üçüncü göz olarak adlandırıyor.Pek çok kaynakta Konfüçyüs’ün altın çağ olarak adlandırdığı düşüş öncesi insanların üçüncü gözlerini kullanarak yaşam enerjisini soluduklarını ve tüm evrenle doğal bağ kurdukları anlatılmaktadır.Bu bağın kopması ile savaşlar,nefret ve dualite başlamıştır.

  Nefes çalışmaları ile bağlantı kurduğumuz pranik kanalımız başın bir karış üzerinden başlıyor ve ayakların bir karış altında bitiyor..7 temel çakramızda bu kolon üzerinde dizili.Prana(Yaşam enerjimiz)bu kolona girerek kişinin ruhsal geometrik yapısına uygun olarak dağılıyor.Biz kişisel olarak gelişip,ruhsal olarak büyürken;evrensel düşüş sırasında bozulmuş olan geometrik yapımızda giderek saflaşıyor…

  Başlangıçta her şey enerji formunda idi ve doğal olarak bizde öyle idik ve evrende öyle idi…Bozulan düşüş ile beden kodlarımıza kötü hastalıklar ve kötü alışkanlıklar yükledik..Bu da samskaralarımızla(geçmiş yaşamlarımızla genetik olarak bedenlerimize)kaydoldu…

  Hayatınızda sıkça hastalıklarla mı karşılaşıyorsunuz?Yoksa sürekli sinirliminsiniz ve kendinize hakim olamadığınız davranışlarda mı bulunuyorsunuz…

  İşte öğreneceğiniz nefes teknikleri ile bedeninizde kilitlenen bu oluşumların ve negatif enerjilerin dönüşerek hayatınızın ve kendinizin pozitifleşmesini sağlayabilirsiniz.Nefes teknikleri ile kendinize şifa verebilir,kundaliniyi uyandırabilir,çakralarınızı aktive edebilir;var oluş enerjinizi yükseltebilir;astral seyahatler yapabilir;yüksek boyutları deney imleyebilir,fiziksel beden dışındaki bütün formları algılayabilir, ortak bilince bağlanıp ihtiyacınız olan her bilgiye ulaşabilir,renkleri algılayabilir,ağrı ve sancılarınızı azaltıp yok edebilir,nefesinizi manyetize ederek mistik çalışmalar yapabilirsiniz…

Sevgiler ve nefesle kalın.

BANU DEĞER,

BHANU PRİYA

Incoming search terms:

  • yoga yoga
  • güneş doğarken uygulanır çakralar ve iç salgı bezlerini uyarır
  • anything
  • omuriliğini guclenmesi icin hareket görselleri
  • diyafram nefesi ve reflü
  • bel kayması egzersizleri resimli
  • bağırsağı çalıştıran hareketler
  • Jimnastik hareketleri öğreten program
  • Yoganin sirlari
  • Aslıhan güneşi selamlama hareketi

Nefes Ve Zihin

Nefes teknikleri ile zihnimizi kontrol edebilirmiyiz?

  Beynin kendi içinde gelişmeye ve genişlemeye müsait olduğu ve kendi potansiyellerini aşabileceği tezine, nefes teknikleri uygulayarak zihinlerini kontrol edebilenlerin beyinlerinin test sonuçlarından ciddi bir destek geldi. Amerikalı beyin bilimci Dr. Richard Davidson, Tibetli rahiplerin beyinleri üzerinde yaptığı araştırmalarda, nefes teknikleri ve meditasyon ile beynin değiştirilebileceği bulgusuna ulaştı.

  Eğitilmiş zihin, ya da beyin, eğitilmemiş olandan fiziksel olarak farklıdır. Görülen odur ki ilerleyen süreç içersinde zihinsel eğitimin potansiyelini anlayabilecek ve bunun ciddiye alınmasının gerekliliğini anlayarak bu yönde çalışmalarımızı artırmalıyız

  Beyin araştırmaları, Budistlerin yüzyıllardır uyguladıkları nefes teknikleri ve meditasyon pratiğine ilişkin somut deliller elde ediyorlar. Nefes teknikleriyle oluşturulan meditatif farkındalığın, beynin işleyişini değiştirebilir ve insanların çeşitli farkındalık (awareness) düzeylerine erişmesini sağlayıcı değişik haller, geleneksel olarak fiziksel ölçülebilmenin ve nesnel değerlendirmenin dışında da artık yeni bir dünyada soyut kavramlarla anlaşılır hale gelmektedir.

  Son birkaç yıldan beri Wisconsin Üniversitesi araştırıcıları Tibetli rahiplerle birlikte çalışarak bu zihinsel deneyimi yüksek frekanslı gamma dalgaları, beyin senkronizasyonu ve koordinasyon gibi bilimsel dile çevirmeyi başarabilmişlerdir. Beyin faaliyetinin nefes teknikleriyle oluşturulan meditatif farkındalık durumunda en kuvvetli bağlantı gösterdiği bölge olarak, alnın sol tarafının hemen arkasında bulunan prefrontal korteksi işaret etmişlerdir

  Üniversitenin 10 milyon dolarlık yeni W. M Keck Laboratory of Functional Brain Imaging and Behaviordan bir sinirbilimci Richard Davidson , “uzun süreli uygulayıcılarda bulduğumuz beyin aktivasyonu daha önce hiç görmediğimiz ölçüdeydi; onların zihinsel uygulaması beyin üzerinde tenis ve golf pratiğinin performansı arttırıcı etkisine benziyordu” demiştir. Ve yine Davidsona göre “beyin eğitilebilir ve nefes terapileri ile fiziksel değişime uğratılabilir bir kabiliyete sahiptir.”

  Önceleri bilim adamları bunun tersine inanırlardı. Yani eski bilgiye göre sinir hücreleri arasındaki bağlantı hayatın başında saptanır ve erişkinde değişmezdi. Bu varsayım son on yıllarda değişmiş, beyin görüntüleme ve diğer tekniklerin ilerlemesiyle bilim adamları onun yerine “sürekli beyin gelişimi ve nöroplastisite” kavramını kabul etmişlerdir.

  En yeni nefes uygulamalarının oluşturduğu meditatif çalışmalarda ki araştırmaların sonuçları, nefes teknikleriyle ve diğer yollarla yapılan zihinsel eğitimin beynin iç işleyiş ve devrelerini (circuitry) değiştirerek, nöroplastisite kavramını bir adım daha ileri götürmüştür.

  Bu bulgu Davidson ile dünyanın en ünlü Budist uygulayıcısı Tibet’in Dalai Lamasının uzun ve inanılmaz ortak çalışmasının eseridir. Davidsonun coşkuların sinirbilimi üzerinde yenilikçi çalışmalar yaptığını öğrenen Dalai Lama, onu 1992’de Hindistan, Dharamsaladaki evine davet etmiştir

  Yüksek irtifada yaşayan Perulu inkalarla Tibetli lamaların yüzyıllara dayanan yoğun nefes teknikleri gelenekleri vardır. Dalai Lama kendi rahiplerinin meditatif çalışma yapan zihinlerinin Davidson tarafından bilimsel olarak araştırılmasını istiyordu.

  Üç yıl önce Dalai Lama, Davidsonun laboratuarında iki gün geçirmişti. Sonunda Dalai Lama en başarılı sekiz rahibini elektroansefalografi (EEG) ve beyin taraması (scanning) için Davidsonun laboratuarına gönderdi. Deneydeki Budist uygulayıcılar Tibet Nyigmapa ve Kagyupa geleneğine göre 10,000 ila 50,0000 saat ve 15 ila 40 yıllık bir zaman diliminde eğitilmişlerdi. Kontrol olarak daha önce hiç deneyimi olmayan 10 gönüllü öğrenci bir haftalık eğitimin ardından teste tabi tutulmuştu. Rahipler ve öğrencilere 256 elektriksel sensor bağlanmış ve kısa sürelerle nefes uygulamaları yaparak ulaşacakları seviyenin belirlenmesi istenmişti

  Nefes teknikleriyle zihnin düşünme ve diğer zihinsel faaliyetlerde nöron gruplarının haberleşmelerini gösteren hafif fakat fark edilebilen elektriksel aktivite patlamaları yaratır ve sensorlar da bunları yakalar. Davidsonda özellikle bu yüksek frekanslı ve en önemli elektriksel beyin impulsları olan gamma dalgalarının ölçülmesiyle ilgileniyordu

  Her iki gruptan nefes teknikleri uygulamalarıyla ulaşacakları zihin titreşim seviyesinde, koşulsuz sevgi ve olduğu gibi kabul üzerinde meditasyon yapmaları istendi. Budist öğreti, Dalai Lama öğretisinin merkezi sayılan bu durumu, canlılara yardıma kayıtsız şartsız hazır olma diye tanımlanan bu öğretiyi esas aldılar, çünkü bu durum özel nesneler üzerinde yoğunlaşmaya ve imajlara gereksinim bırakmıyor; tersine, dönüşmüş (transformed) bir var oluş durumu yaratıyordu. Davidson, uygulamaya alınan rahiplerin eğitimli beyinlerin de gönüllülere göre önemli farklılık gösteren sonuçlar doğurduğunu bildirmişti. En önemlisi elektrodlar rahiplerin beyninde öğrencilerinkine göre hızlı ve şiddetli gamma dalgası aktivitesi kaydetmiş ve rahiplerde dalgaların beyinde hareketi çok daha iyi organize ve koordine bulunmuştu.

  Nefes teknikleri ile çalışmaya yeni başlayanlar uygulamalar esnasında sadece hafif bir gamma dalgası faaliyeti gösterirken, rahip veya dervişlerin bazıları daha önce hiçbir sağlıklı kişi de görülmemiş derecede kuvvetli gamma dalgaları oluşturabiliyorlar.

  Nefes tekniklerini uzun yıllar uygulayan mistiklerde en yüksek gamma dalgaları düzeyi görüldüğü eskiden beri bilinmektedir. Bu doz cevabı, yani örneğin bir ilacın yüksek düzeylerinin aşağı düzeydekinden daha etkili olması, araştırıcılar tarafından sebep sonuç ilişkisini belirlemek için kullanılır. Daha önceki çalışmalarda dikkati toplama, bellek, öğrenme ve bilinç gibi zihinsel aktivitelerin rahiplerde görülen sinirsel koordinasyonda artma gibi bir durumla benzerliği gösterilmiştir. Rahiplerde şiddetli gamma dalgaları ayrıca beynin farklı devrelerinde bağlantı kurarak daha yüksek zihinsel aktivite ve daha üst düzey bir farkındalık da yaratır.

  Davidsonun araştırması onun sol prefrontal korteksin mutluluk, pozitif düşünceler ve coşkularla ilgili beyin bölgesi olduğunu gösteren önceki çalışmalarıyla örtüşmektedir. Davidson, rahiplerde fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak, EEG ile ölçüldüğü gibi- beyin aktivitesinin özellikle bu bölgede yüksek olduğunu bulmuştur. Davidson, araştırmasından nefes teknikleri uygulamaları ve beyin işleyişini sadece kısa süreli değil büyük olasılıkla kalıcı olarak değiştirebileceği sonucuna varmıştır. Bu bulgu, rahiplerdeki önemli derecede yüksek gamma dalgası aktivitesinin hatta nefes teknikleri uygulamaları yapmasalar bile kontrol gruptan fazla olduğu gerçeğine dayanmaktadır

  Massachusetts Üniversitesinden bir araştırıcı; Jon Kabot Zinn , birkaç yıl önce benzer sonuçlara ulaşmıştı. Birçok Amerikan üniversitesin de araştırıcılar zen, Budist, Katolik rahiplerin ve sufilerin nefes teknikleri uygulamalarını gerek kutsal metin okumaları gerek özel konsantrasyon artırıcı nefes yöntemlerini deneyimle diklerini ortaya çıkarmışlardır

  Nefes tekniklerinin oluşturduğu zihni yavaşlatma ve hızlandırma kontrolü zihnin eğitilmesini sağlıyor. İnsan beyninde oluşabilecek dejeneraktif değişiklikler, örneğin bunama bu metotlarla önlenebiliyor

BANU DEĞER

Incoming search terms:

  • dalai lama beyin araştırmaları
  • Kok cakra yi nasil aktif hale getiririz
  • sabah uyandigimizda yapilabilecek kisa sureli yoga

Nefes Ve Sezgi

NEFES ÇALIŞMALARI ,SEZGİLERİMİZ VE GÜNLÜK HAYATIMIZA ETKİLERİ

  Yaptığımız her nefes çalışması bizi günden güne değişik tecrübelere sürüklemektedir..Nefes çalışmaları pranik bedenimiz üzerinde gerçekleşmekte bilinç boyutumuzda değişik frekanslar yaratmaktadır.Pranik beden zaten bio enerji ve reiki çalışmalarının yapıldığı beden katıdır..Yapılan değişik tekniklerle bir üst boyutta hissetmek ve sonsuz mutluluk hissi kaçınılmazdır….Ama bu çalışmalar kendi kendimize değil; deneyimli bir eğitmen ile birlikte bir süre çalışılarak ve daha sonraları kendi kendimize yapılabilinir.Nefes ve sezgi arasındaki bağlantı ise şaşırtıcıdır.

  Düzenli nefes çalışmaları yapan kişilerde sezgi, duru görü, aura görme, gerçekleşen rüyalar görmek, ilham almak, karşıdakinin düşündüğü şeyi olduğu gibi ifade etmek, karşıdaki kişiye çok tanıdık gelmek, astral seyahat, lucid rüya, her bulunduğu ortamda göz alıcı olmak, hiç bir şey yapmadığı halde dikkat çekmek, konuştuğu zaman etrafındakileri tesir altında bırakmak, bulunduğu kişilerin yanında huzur yaymak gibi olaylar gerçekleşmektedir. Buradan anlayabileceğimiz husus, Nefes’in bize bilinç boyutları arasında sıçrama yaptırabildiği ve yaydığımız enerjiyi de değiştirmesidir. Bu çalışmalara ilk başladığım zamanlarda başıma gelen bir çok deneyimden sonra eğitim vermeye geçtiğimde bir çok kişide de aynı etkilerin meydana geldiğini gözlemledim.

Heyecanla ve sevinçle yaşadıkları deneyimleri bana aktardılar Her öğrenci kendisine has deneyimler yaşıyordu.ve Aslında hep sahip oldukları özelliklere yeniden kavuşuyordu demek daha doğru oluyordu. Çünkü nefes; baskıladığımız, unuttuğumuz, inkar ettiğimiz bütün özelliklerimizi açığa çıkartmaktadır… Bu çalışmalardan zevk almak ve kendimizi daha da geliştirmek bizim elimizdedir.

Kendimizi fark ettiğimiz oranda da hayatımız değişmekte, yaşam yolculuğumuzun yönü farklılaşmaktadır….Günlük hayatımızda farkında lığımızı arttırdığımız her anda dikkat edelim, sinirlendiğimiz zamanlarda nasıl nefesimiz sıklaşır,kalbimiz hızlı hızlı atmaya başlar..Çünkü farkında olmadan nefesimizi tutmaya başlarız..

 Gerçekten sinirlendiğimizde eğer farkındalık veya yoga çalışmaları yapıyor iseniz kendi kendinizi kontrol etmeniz daha kolay olacaktır…Prana bizim yaşam ENERJİMİZDİR…..Ve ütün aktivitelerimizden o sorumludur… Konuşabilmek, yürüyebilmek vs…. içimizdeki o eşsiz prana enerjisi ile olmaktadır… Yama kontrol demektir… Pranayama da bu eşsiz yaşam enerjisinin kontrolüdür işte….Uzun seneler devamlı nefes çalışası yapan gurular nefes alış verişlerini dakikada iki nefese kadar düşürebilmişlerdir….Bunun sonucunda da yaşam güçlerini daha kontrolü kullanılıp daha uzun ve kaliteli yaşamın sırlarlarına ulaşmışlardır..

Sizlerinde yapması gereken yoğun günlük hayatınız içinde bu nefes çalışmalarını yaşamınızın her alanına uygulayacak boyuta taşımanız..Doğru nefes almak ,uygulamaları her gün ve istediğimiz her an uygulayabilmek; son nokta olarak da bizi aklın sakinliğine ve huzuruna götürmektedir…Günlük yaşamın stresli koşulları içerisinde böyle kolay elde edilebilir bir çalışmayı öğrenmenizde çok kolaydır….Size gereken eğitimli ve deneyimli bir öğretmen ve kişisel güçlü istektir…..

Sevgiler.

Banu Değer.

Nefes Terapileri Hastalıklarımız

 Uyguladığımız bütün nefes teknikleri, sizlerin yaşamına sağlık, neşeve huzgetirecektir. Nefes teknikleri gerçek bir arınma sanatıdır.Gerçek bir arınma sanatı olan teknikler geçmişte yaşadığınız travmaların fiziksel boyutta yaratmış olduğu etkileri de temizleyerek duygusal ve zihinsel boyutta da arınma sağlamaktadır.

  Nefesimizi açmaya yönelik egzersizler, enerjimizin ve beyinfonksiyonlarının artmasına ve enerjimizin artması da zihinsel veduygusal olarak da daha mutlu ve keyifli bir duruma gelmemizi sağlıyor. Hareketler ile birlikte uyguladığınız ve kontrollü uyguladığımız nefes teknikleri ve gevşeme teknikler ilearttırdığımız enerji geçmiş zamanlarda oluşmuş olan travmalarınız ile sıkışmış olan düşük enerjiler değişmeye başlar.Bu da vücudunuz da sıkışıp kalmıdüşük enerji seviyelerinin neden olduğu,ağrı ve gerginliklerin giderilmesini ve tüm sistemimizin hafiflemesini,hayata daha net ve duru olarak bakabilmenizi sağlamaya başlamamıza sebep olur.Yaşlanma etkileri kesinlikle geri dönüşe geçer, zorluklar ve stres karşınsıdaki direncimiz artarak, kandaki oksijen miktarımız da en yüksek seviyeye ulaşarak tamamen gevşememiz sağlanmaktadır.Ve beden seviyesinde başlayan bu kontrol artarak, zihinsel seviyelere de ulaşmaya başlar.

  Bütün bu kontrol ve egzersizler günlük yaşamdaki kontrolümüzü de tamamen arttırarak, gerginlik seviyemizin giderek düşmeyebaşlamasına sebep olmaktadır.

Ve günlük hayatında devam eden ağrısı olan hastaların ve bireylerin birçoğunda toplumsal ve aile içi etkileşimde bozukluklar, duygularını ifade etme güçlüğü, ilgi ve beklenti gereksinimleri, bastırılmış öfke ve kızgınlık duyguları olmaktadır. Hastanın ilgisini ağrıdan uzaklaştırabilmesi, günlük yaşamındaki ilgi ve işlevselliğini artırıcı yönde baş etme yöntemleri kullanılmalıdır.

Ve bu durumlar karşısında nefes teknikleri ve gevşeme tekniklerinden yaralanmalıdır.Ve böylece günlük hayat kalitemiz kat be kat arttırılabilir daha ağrısız ve daha problemsiz bir yaşama günden güne yaklaşabiliriz.

Kas Gevşemesi (Relaksasyon)

  Gevşeme eğitimi genellikle kademeli olarak kasları germe ve gevşetme tekniklerini içeriyor. Gevşeme çalışmalarının ilk basamağı nefesi kontrol altına almak. Bilindiği gibi solunum sistemimiz, kendi kendine çalışan bir sistemdir. Fakat bilinçli olarak da solunumunuzu kontrol edebilmek bizim elimizdedir. Nefes almayı, vermeyi ve tutmayı bir düzen içinde öğrenmek, gevşetme çalışmaları için çok önemlidir.

Vücudun tamamen gevşemesi, ancak düzenli bir nefes teknikleri çalışmasından sonra mümkün olur. Akciğerlerinizi; üst kısım, orta kısım ve alt kısım olmak üzere üç bölüm halinde düşünebilirsiniz.

  Derin nefes bu üç kısmın ortaklaşa çalışmasıyla mümkün olmaktadır. Derin nefes önce akciğerin alt kısmının havayla dolmasıyla başlar. Mide ve kaburgaların alt kısmı genişler, sonra orta kısım havayla dolar. Yani göğüsler genişler ve en son olarak da omuzlar hafifçe kalkar. Pek çoğumuz ciğerlerinin bir bölümünü çalıştırmaz. Oysa sağlıklı bir nefesciğerlerin üç kısmının da çalışmasıyla(tam yogik nefes tekniği gevşetilmesine geçilmektedir. Bu çalışma vücudunuzdaki kas gruplarının gerilmesini, sonrada gevşetilmesini içermektedir.

Bir kas gergin olduğunda bu gerginlik ne derece yoğunsa kas serbest olduğunda yaşanacak olan gevşeme yanı ölçüde yoğun olacaktır. Vivekenanda Üniversitesinin kullandığı Ani Gevşeme Tekniği bu konuda çok etkilidir ve stres yönetimi çalışmalarında da kullanılmaktadır. Bu teknik ile bedeninize aslında kasılaraktan da gevşemesini öğretmektedir. Derin bir nefes verdikten sonra derin bir nefes alarak bütün beden kasılır.VE bu arada nefes tutulur beden kasılır, kasılar, kasılır ve nefeste aniden bırakılarak beden gevşetilir. Detaylar alt bölümde anlatılacaktır.

Nasıl bir yer tercih etmeliyiz:

  Gevşeme tekniği en iyi loş ışıklı, sakin bir oda yapılabilir.Egzersizi böyle bir odada sırt üstü yatarak yapın. Eğer egzersizsırasında uyuma gereksinimi ortaya çıkarsa, uygulamayı rahat bir koltukta da yapabilirsiniz.(Belki bu çalışma için ofisinizi kullanmak durumunda kalabilirsiniz ve isterseniz koltuğunuz da bile bu uygulamalar yapılabilir.) Gevşeme tekniğiyle amaçlanan uykuya dalmak değil, tersine en fazla uyanıklıkla en derin gevşemeye ulaşabilmek. Egzersiz yapılan oda mümkün ise sessiz olmalı, odanın ısısı sizi ne üşütmeli nede terletmemelidir.

Egzersizi Nasıl Yapacaksınız?

  Elleriniz ve ayaklarınız iki yana hafifçe açık olarak uygulamaya başlayın. Uygulama sırasında bedeninizi sıkan kemer, ayakkabı ve dar elbiseleri çıkarın. Bu tür giysiler nefes alışı, kasların gevşemesini olumsuz yönde etkiler. Egzersizleri sırayla yapın. Egzersizi yapmadan bir sonraki egzersize geçmeyin, acele etmeyin. Günde en az bir kez, mümkünse iki kez yapılması, bu pratik kazanmanızı sağlar. Gözlerinizi yavaşça kapayın. Sağ elinizi göbeğinizin üzerine, sol elinizi de göğsünüzün üzerine koyun. Nefes alıp verirken sol eliniz göğsünüzün inip kalktığını hissetsin. Şu anda ciğerlerinizin üst kısmı ile nefes alıyorsunuz demektir. Şimdi ciğerlerinizin alt kısmını hava ile doldurmaya, karnınızdan solunum yapmaya çalışın. Midenizin üzerindeki sağ eliniz inip kalkmaya başladıysa bunu başarıyorsunuz demektir. Düşüncelerinizi tamamen nefes alıp vermeniz üzerinde odaklaştırın. Burnunuzdan havanın girip çıktığını hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve nefesinizi verin. Kendinizi zorlamadan, gerilim duymadan oldukça rahat bir şekilde nefes alın.

Şimdi alıştırmayı yapmaya başlayalım;

1. Önce ciğerlerinizin bir balon gibi olduğunu hayal edin.Şimdi sönen bir balonda olduğu gibi yavaşça ve zorlamadan içinizdeki havayı boşaltın. Başlayabilirsiniz. Artık ciğerleriniz boşaldı. Nefes almadan iki saniye bekleyin. Tekrar yavaşça derin, derin nefes alın, tutun veverin, bütün vücudunuzun gevşediğini hissedin.

2. Şimdi bu egzersizi tekrar edin; Derin bir nefes alııııııın…Nefesinizi tutunnnnn ve yavaşça verin. Tüm vücudunuz tamame gevşemeye başlıyor. Sakin, rahat ve huzur dolusunuz… Nefesinizi her verişte, sizi kaplayan gevşeme duygusunu hissedin. Gerilimin yerini alan, derin huzuru hissedin.

3. Şimdi kaslarınızı gevşetme çalışmasına geçelim. En rahat olduğunuz şekli alın, oturun veya sırt üstü yatın. Başlangıçta bu çalışmayı sırt üstü yatar durumda yapmanız sizin için daha kolay olacaktır. Yatar durumdayken kollarınızın iki yanda olmasına dikkat edin.

4. Gözlerinizi kapatın. Daha önce öğrendiğiniz gibi derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve verin. İki yumruğunuzu da sıkın. İyice sıkın. Yumruklarınızın ve ellerinizin gerginliğini hissedin. Şimdi gevşetin. Bu gerginliğin yavaş, yavaş ortadan kalktığını hissedin.Ellerinizin ne kadar gevşediğini hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın. Nefesinizi tutun ve bırakın Sıra kollarınızı ve yumruklarınızı birlikte sıkmaya geldi. Başlayın ve iyice sıkın. Ellerinizdeki ve kollarınızdaki gerginliği hissedin. Şimdi serbest bırakın. Tamamen gevşek bırakın. Ne kadar gevşediğinizi hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın.

5. Sağ omzunuzu kulağınıza doğru kaldırmaya çalışın, iyice kaldırın. Şimdi gerginliği hissedeceksiniz. Yavaş, yavaş serbest bırakın.Tamamen gevşemesini sağlayın. Omzunuzdaki gevşemeyi hissedin. Şimdi sol omzumuza aynı şeyi yapacaksınız. Sol omzunuzu kulağınıza doğru kaldırmaya çalışın. İyice kaldırın gerginliği hissedin. Yavaş, yavaş serbest bırakın, gevşemesini sağlayın. Omzunuzdaki gevşemeyi hissedin. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın.

6. Sağ ayağınızdaki kasları germeye çalışın, ayak parmaklarınızı iyice kıvırın ve bu gerginliği hissedin. İyice hissedin. Yavaş, yavaş bırakın. Tamamen gevşeyin. Bütün gerginliğin akıp gitmesini sağlayın.

7. Sol ayağınızdaki kasları germeye çalışın. Sol ayağınızın parmaklarını iyice kıvırın ve bu gerginliği hissedin. İyice gerin. Yavaş, yavaş bırakın, tamamen gevşemesini sağlayın. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın. Aynı şeyi kalçalar ve bacaklarla yapacaksınız. Sol bacağınızı ve kalçanızı gerin. İyice gerin. Bu gerginliği hissedin. Bırakın şimdi. Yavaşça gevşetin, gevşemeyi hissedin. Sol bacağınızı ve kalçanızı gerin. İyice gerin. Bu gerginliği hissedin. Şimdi bırakın. Yavaşça gevşetin ve gevşemeyi hissedin. Bütün gerginlik vücudunuzda akıp gidiyor. Yavaşça derin bir nefes alın, nefesinizi tutun ve bırakın.

8. Yavaşça derin bir nefes alın. Nefesinizi tutun ve bırakın. Başınızı çeneniz göğsünüze değecek şekilde öne doğru bükün. Boynunuzdaki gerilimi hissedin. Yavaşça serbest bırakın. Gevşetin gevşemeyi hissedin.

9. Şimdi yumruklarınızı, kollarınızı omuzlarınızı ayaklarınızı ve bacaklarınızı, başınızı hep birlikte ve aynı anda gerecek ve kasacaksınız. Önce derin bir nefes verin ve sonra deriiiinnn bir nefes alınnnnn ve tutunnnnn… Yumruklarınızı sıkın. Kollarınızı omuzlarınızı gerin. Ayak parmaklarınızı, bacaklarınızı iyice gerin. Başınızı kaldırın ve yüzünüzü buruşturun ve iyice gerin. Bütün bedeni kassınnnn,kasınnnnn,kasınnnn ve Öylece bir dakika kadar bekleyin.

Şimdi bütün bedeni aniden yere bırakın. Tamamen bırakın. İyice gevşetin. Tüm vücudunuzu tatlı bir gevşeme kaplasın. Şimdi karın kaslarınızı kasın, iyice kasın karnınızdaki gerginliği iyice gerginliği hissedin. Serbest bırakın, tamamen gevşetin. Karın kaslarınızın tamamen gevşediğini hissedin. Karnınızın giderek yumuşadığını hissedin. Ve birkaç kere hızlı nefes tekniği(bütün nefes alıyoruz ve verirken hızlıca mum üfler gibi veriyoruz) uyguladıktan sonra, tam yogik nefes ile nefeslerinizi iyice yavaşlatın. Uzun,uzun alın ve verin.

10. Yavaşça derin bir nefes alın. Nefesinizi tutun ve bırakın. Başınızı çeneniz göğsünüze değecek şekilde öne doğru bükün. Boynunuzdaki gerilimi hissedin. Yavaşça serbest bırakın. Gevşetin gevşemeyi hissedin.

Egzersizleri Yaparken Nelere Dikkat Etmeli?

1. Birden nefes almayın, yani ciğerlerinizi aniden havayla
doldurmayın
2. Ağızdan değil, burundan nefes alın.
3. En önemlisi nefes egzersizlerini arka arkaya tekrar
etmeyin. Her nefes alışın arasına 5-6 kere de normal nefes alış verişi koymak
gerekiyor. Bu yapılmadığı takdirde kandaki oksijen miktarı
artacağından, baş dönmesi gelişebilir .Ama endişe edecek bir durum
değildir. Sadece fazla oksijenlenmeden kaynaklanan bir durumdur.

BANU DEĞER.
BHANU PRİYA.

Meditasyon ve Nefes

MEDİTASYON YAPARKEN NEFESİ KULLANMAK.

  Zihnimizi nefes ile kontrol etmek,meditasyonda bilincimiz üzerine konsantre olmak ; alt beynimize dalmadan yapılan bir farkındalık çalışmasıdır.
Meditasyon denilince herkes kendine göre bir anlayış sergiler. Aslında BİLİNÇLİ hipnoz da bir tür meditasyon olarak kabul görür. Ama bazı kimseler , BİLİNÇLİ hipnozu meditasyon olarak kabul etmez.

Ne var ki,bilinç üstünde ,yani korteks denilen beyin kabuğu üzerindeki meditasyonda,alt beyne bir iniş yoktur. Meditatör tümüyle bilinçli bir uğraş vermektedir. Verdiği uğraş da,meditasyon nesnesi üzerinde olmaktan öte bir şey değildir.

Gelgelelim,bu meditasyon nesnesi üzerinde oturmak,Rodeo`daki gibi azgın bir hayvanın üzerinde oturmaya çok benzer,azgın hayvan sizi her an üzerinden atabilir. Ayni şekilde,meditasyon nesnesi üzerine oturmuş olan meditatörde bu azgın hayvanın her an üzerinden atılabilir durumdadır.

Diyelim ki,meditasyon nesnesi NEFESİMİZ olarak seçilmiş,zihnimizi de bu nefes tekniği üzerine yerleştirdikten sonra,nefesi alıp,sonuna kadar zihnin bu durumda,yani hiç bir düşünceye kapılmadan nefesle birlikte devinimi,bir yere kadar gidecek ve sonra da kısa bir duruş sonrasında,yeniden nefesin verilmesi ile birlikte zihnimiz nefes üzerinde yoluna devam edecektir.

  Arada ,şayet bir düşünce veya bir duygu zihinde belirirse, kizmadan üzülmeden ve sinirlenmeden tekrar bunun farkında olarak zihnin yine nefes üstünde oturması sağlanmalıdır.

Yalnız burada pek çok tökezleyici durumla karsılaşmamak da mümkündür.Çünkü zihin denilen olgu akılla çalıştığı için daima bizi yöneten bir yapıya sahiptir. Tam;simdi artik zihnim yerine oturdu,bak hiç yerinden oynamıyor diyerek,meditasyonu sürdürürken, farkında olmadan alt beyine inişte de bulunuyor olabiliriz. İşte o an kontrollü hipnotik alandayız.Buna bilinçli hipnoz denir. Ve simdi bir fırsat yakalamış oluruz.O fırsat da kendimize verebileceğimiz BİLNÇLİ HİPNOZ TALİMATLARI için uygun bir zamandır.

 BİLİNÇLİ HİPNOZ talimatları denilen kavram,hipnotik seans esnasında verilen özel söylevleri kapsar. Diyelim ki sigarayı bırakmak yada zayıflamak konusunda önceden karar vermişiz. Ve bunu bilinç altına yerleştirmek istiyoruz.İste bu durum, bu emirleri vermek için en uygun andır. Böylece bu emirler,daha sonra, biz farkında olmadan çalışmaya başlayacak ve sigara denilen alışkanlıktan kurtulmuş olacağız veya yeme isteğinden kurtulup zayıflamaya başlayacağız.

  Tabii,bu durumlar tümüyle bilinçli farkındalık denilen olguyla ilgili olup,öncelikle zihnin egitilmesini gerektirir. Eğitilmiş zihin de istenilen şekilde kullanılan zihinden başkası değildir.Yani zihin bizim değil sonun da biz zihnimizin efendisi konumuna gelmiş olacağız. Hepsinden önce zihni nefes egzersizleri ile toparladıktan sonra, zihni nefes üstünden kaydırmadan, alıştırmakla başlanıp,daha ileri safhalarda istediğiniz şekillerde de sonuç almanız mümkün olacaktır.

Sevgiyle yoga yolunda ve akışta kalın.

BANU DEĞER.

BAHNU PRİYA.

Nefes Teknikleri ve Sayma Sistemi

NEFES TEKNİKLERİ, SAYMA SİSTEMLERİ VE SES VİBRASYONLARI NEDİR? NASIL UYGULANIR?

Yoga uygulamalarında çeşitli yoga ekollerinde değişik nefes teknikleri uygulamaları oluşturulmuştur. Genellikle üç aşamalı nefes alıp verme işlemini gerçekleştirmek için yogiler zamanlama konusuna özen gösterirler. Fiziksel bir rahatsızlığı gidermekle, ruhsal bir gelişimi
hedefleyen nefes zamanlaması ritimleri aynı değildir.

  Örneğin HATHA yoga’da nefes alma ve verme süresi eşit zamanlıdır,ama nefesi tutarak hapsetmek bu zamanlamanın yarısı kadardır. İki ölçü zamanlamada nefes alamada bir ölçü nefesi tutacak, yine ikiölçüde nefesi verecektir. Yani oran 2_1_2 dir.

Raja yogada ise durum daha farklıdır. Kalbin atışları ölçü alınarak çalışmanın düzeni belirlenir. Örneğin bir kalp atışına bir nefes alınmasını eşitlersek, o zaman nefesin tutulması iki kalp atışı, nefesin verilmesi dört kalp atışı zamanlamasına eşit gelmelidir. Bu oran 1_2_4 şeklinde açılım kazanır.

Raja yoga ve İNTEGRAL yoga için ise bir başka çalışma şeklide; 15_ 60_ 30 saniyelerde nefes almak, tutmak ve vermek zamanlaması ile yapılandır. Yâda 5 al 5 tut 5 ver şeklinde yapılır. Ve beş sayısı temel alınarak birer, birer alışkanlık rahat ilerleyene kadar sayı arttırılır. Bu uygulama yapılırken sırtta titreme ve vücutta terleme görülebilir.

Bu çalışmaların ulaşacağı son nokta, ancak uzmanlaşmış yogileretavsiye edilir ve çalışmanın başarı ile uygulanabilmesi durumunda levitasyona ( yer çekiminin etkisinden kurtulmak )(asla uçmak demek değildir bu anlatılan) ve ebedi mutluluğa taşıyacağı var sayılır. Bu çalışmada yirmi saniyede alınan nefesi tutmak ( nefes tutmaya: KUMBAKHA denir) için, seksen saniye ve vermek için kırk saniye zamanlaması uygulanır.

Yeni başlayanlara tedbirli ve dikkatli olmaları şartı ile tavsiye edilen; dört saniyede nefes almak, on altı saniyede nefes tutmak ve sekiz saniyede nefesi vermek şeklinde düzenlenmelidir. Bir başka öğretide 1_4_2 formülü yerine 1_2_1 formülü, ilk başlayanlar iyi birölçü olarak kabul edilir.

Bunların dışında bir hece ya da seslik ile sabitlenen, mantra dediğimiz kelimenin tekrarı ile oluşturulan çalışma teknikleri vardır. Kutsal kelimeler olarak tarif edilen mantralar, gırtlak, damak, dil ve dudakların aldığı şekil nedeni ile nefesin verilip havayı titreştirme sırasında yüksek bir enerjinin oluşmasını sağlarlar. Bunlar; İNTEGRAL YOGADA (A)( U )(M) VEYA AUM veya sadece (ommmm) ,(mmmmmm) vs… gibi kelimelerdir. Bu teknikte nefes alıp verme esnasında sayı saymak yerine kutsal olarak kabul ettiğiniz kelimenin tekrarı ölçü olarak kullanılır. Hızı kendiniz tayin edersiniz, bu içsel bir şekilde akış esnasında otomatik belirlenir. Genellikle nefes temposuna kalp atışlarının da uyum sağlandığı gözlemlenmiştir.

Büyük ihtimalle siz hızı artırdığınızda kalbinizde hızlanacak, hızı yavaşlattığınızda kalp atış hızı da yavaşlayacaktır. Mantra nefesle uygun olarak tekrarlanmaya başlandığında bütün vücut ritmi algılar, mantranın anlamı zihni kaplarken, oluşan enerjide bütün vücudu
kaplamaya başlar.

Burada nefes ve mantra bir üst bilinç seviyesine ulaşmak için araç görevi görmektedirler. Daha üst bilinç seviyelerinin hisleri iletemas edilmeye başlanıldığında; anlayışlar değişmeye, tezatlar ve kutuplaşmalar ortadan kalkmaya ve dengeye gelmeye başlarlar. Yoga zaten bir olmak ve dengede olmak ve bu şekilde hayata ayak uydurarak hayat ile birlikte akmaktır.

Bu çalışmaları yorumlarken seyirci olmak halini iyi anlamak gerekmektedir. Arzu edilen; oyuncu olmaktan, seyirci olmaya geçilmesi durumudur. Oyuncu pozisyonunda oluşan gergin ve sert yüz ifadeleri ile belirgin olan sinirli hal, seyirci pozisyonuna geçelebilindiğinde, sükûnet hali dediğimiz sessiz, sakin, gevşek ve geçirgen bir huzur hali vücudu kaplar. Ruhsal ve fiziksel iyileşmeler görülür, irade gelişir,kuvvetlenir, ses net ve yumuşak bir tını kazanarak güzelleşir. Daha yüksek seviyelere ulaşıldığında parlak bir hal alır ve tenden güzel bir koku yayıldığı algılanır.

  Fiziksel bedenimizde hafifleme ve zihnimizde içsel sesler algılanmaya başlanır. Ruhsal yolda ilerleyenler bu teknikleri uyguladıkça hayatlarındaki değişime şaşırmadan yaşamlarının her geçen gün daha bir anlam katıldığını ve değişim gerçekleştiğini farkındalıkla anlarlar.

Sevgiyle yoga yolunda ve akışta kalın.

BANU DEĞER.

BAHNU PRİYA.

Incoming search terms:

  • yoga nasıl yapılır resimli
  • yoga nasıl yapılır resimli anlatım
  • meditasyon nasıl yapılır resimli anlatım
  • yoga teknikleri
  • yoga nefes teknikleri
  • hatha yoga nasıl yapılır
  • yoga nefes tekniği
  • yogada nefes teknikleri
  • yoga nefesi
  • yogada nefes